|
POLİS VAZİFE
VE SELAHİYET KANUNU
Kanun Numarası: 2559
Kabul Tarihi: 04/07/1934
Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi:
14/07/1934
Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı:
2751
Madde 1 - Polis, asayişi amme,
şahıs, tasarruf emniyetini ve mesken
masuniyetini korur. Halkın ırz, can
ve malını muhafaza ve ammenin
istirahatini temin eder.
Yardım istiyenlerle yardıma muhtaç
olan çocuk, alil ve acizlere
muavenet eder. Kanun ve
nizamnamelerinin kendisine verdiği
vazifeleri yapar.
Madde 2 - (
Değişik
madde: 16/07/1965 - 694/2 md.)
Polisin
genel emniyetle ilgili görevleri iki
kısımdır.
A) Kanunlara, tüzüklere,
yönetmeliklere, Hükümet emirlerine
ve kamu düzenine uygun olmıyan
hareketlerin işlenmesinden önce bu
kanun hükümleri dairesinde önünü
almak,
B) İşlenmiş olan bir suç hakkında
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile
diğer kanunlarda yazılı görevleri
yapmak,
Kamu düzeni ve kamu güvenliğinin
sağlanmasından sorumlu olan polis;
amirinden aldığı emri, kanun, tüzük
ve yönetmelik hükümlerine aykırı
görürse, yerine getirmez ve bu
aykırılığı emri verene bildirir.
Ancak, amir emrinde ısrar eder ve bu
emrini yazılı olarak yenilerse, emir
yerine getirilir. Bu halde, emri
yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu
suç teşkil eden emir hiçbir suretle
yerine getirilmez. Yerine getirenler
sorumluluktan kurtulamaz.
Aşağıda yazılı hallerde:
I - Can, ırz veya mal emniyetini
korumak için,
II- Devletin şahsiyetine karşı
işlenen cürümlerin faillerini
yakalamak veya delillerini tesbit
etmek için,
III- Devlet kuvvetleri aleyhine,
yalnız veya toplu olarak taarruz
veya mukavemette bulunanları
yakalamak, veya bunların taarruz
veya mukavemetlerini def etmek için,
IV - Hükümete karşı, şiddet kullanan
veya gösteren veya mukavemet
edenlerin yakalanması, taarruz veya
mukavemet edenlerin def edilmesi
için,
V-Zabıtaca muhafaza altına alınan
şahıslara, bina veya tesislere,
meskün veya gayrımeskün yerlere vakı
olacak münferit veya toplu
tecavüzleri def etmek için,
VI - Ağır cezalı bir suçun sanığı
olarak yakalandıktan sonra zabıta
kuvvetlerinin elinden kaçmakta olan
şahısların yakalanması için,
VII - İşlenmekte olan bir suçun
işlenmesine veya devamına mani olmak
için,
VIII - Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanunu ile diğer kanunlarda, zabıta
tarafından suç delillerinin tesbiti
veya suç faillerinin yakalanması
maksadiyle yapılacak aramalar için,
IX - Kanunsuz toplantı veya kanunsuz
yürüyüşleri dağıtmak veya
suçlularını yakalamak için,
X - Yangın, su baskını, yer
sarsıntısı gibi afetlerde olay
yerinde görevlilerce alınması
gereken tedbirler için,
XI - Umuma açık yerlerde yapılan her
türlü toplantı veya yürüyüşlerde
veya törenlerde bozulan düzeni
sağlamak için,
XII - Herhangi bir sebeple tıkanmış
olan yolların trafiğe açılması için,
XIII - Yukardaki maddeler dışında
diğer kanunlarda istisnai olarak
zabıtanın sözlü emirle yapmaya
mecbur tutulduğu haller için,
Yetkili amir tarafından verilecek
sözlü emirler derhal yerine
getirilir. Bu emirlerin yazılı
olarak verilmesi istenilemez. Bu
hallerde emrin yerine
getirilmesinden doğabilecek
sorumluluk emri verene aittir.
Madde 3 -
(Mülga
madde: 02/06/2007-5681 S.K./6.mad)
Madde 4 - Polis hiç bir suretle
vazifesinden başka bir işte
kullanılamaz.
DURDURMA VE KİMLİK SORMA
Madde 4/A-
(Değişik madde: 02/06/2007-5681
S.K./1.mad)
Polis,
kişileri ve araçları;
a) Bir suç veya kabahatin
işlenmesini önlemek,
b) Suç işlendikten sonra kaçan
faillerin yakalanmasını sağlamak,
işlenen suç veya kabahatlerin
faillerinin kimliklerini tespit
etmek,
c) Hakkında yakalama emri ya da
zorla getirme kararı verilmiş olan
kişileri tespit etmek,
ç) Kişilerin hayatı, vücut bütünlüğü
veya malvarlığı bakımından ya da
topluma yönelik mevcut veya muhtemel
bir tehlikeyi önlemek,
amacıyla durdurabilir.
Durdurma yetkisinin kullanılabilmesi
için polisin tecrübesine ve içinde
bulunulan durumdan edindiği izlenime
dayanan makul bir sebebin bulunması
gerekir. Süreklilik arz edecek,
fiilî durum ve keyfilik oluşturacak
şekilde durdurma işlemi yapılamaz.
Polis, durdurduğu kişiye durdurma
sebebini bildirir ve durdurma
sebebine ilişkin sorular sorabilir;
kimliğini veya bulundurulması
gerekli diğer belgelerin ibraz
edilmesini isteyebilir.
Durdurma süresi, durdurma sebebine
esas teşkil eden işlemin
gerçekleştirilmesi için zorunlu olan
süreden fazla olamaz.
Durdurma sebebinin ortadan kalkması
halinde kişilerin ve araçların
ayrılmalarına izin verilir.
Polis, durdurduğu kişi üzerinde veya
aracında silah veya tehlike
oluşturan diğer bir eşyanın
bulunduğu hususunda yeterli şüphenin
varlığı halinde, kendisine veya
başkalarına zarar verilmesini
önlemek amacına yönelik gerekli
tedbirleri alabilir. Ancak bu amaçla
kişinin üzerindeki elbisenin
çıkarılması veya aracın, dışarıdan
bakıldığında içerisi görünmeyen
bölümlerinin açılması istenemez.
Bu Kanun ve diğer kanunların verdiği
görevlerin yerine getirilmesi
sırasında, polis tarafından gerekli
işlemler için durdurulan kişiler ve
araçlarla ilgili hükümler saklıdır.
Polis, görevini yerine getirirken,
kendisinin polis olduğunu belirleyen
belgeyi gösterdikten sonra, kişilere
kimliğini sorabilir. Bu kişilere
kimliğini ispatlamaları hususunda
gerekli kolaylık gösterilir.
Belgesinin bulunmaması, açıklamada
bulunmaktan kaçınması veya gerçeğe
aykırı beyanda bulunması dolayısıyla
ya da sair surette kimliği
belirlenemeyen kişi tutularak
durumdan derhal Cumhuriyet savcısı
haberdar edilir. Bu kişi, kimliği
açık bir şekilde anlaşılıncaya kadar
gözaltına alınır ve gerekirse
tutuklanır. Gözaltına ve tutuklamaya
karar verme yetkisi ve usûlü
bakımından 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanunu hükümleri
uygulanır.
Kimliğinin tespiti amacıyla tutulan
kişiye, kimliği tespit edildikten
sonra ve talepte bulunması halinde,
bu amaçla tutulduğuna ve tutulma
süresine dair bir belge verilir.
Kişinin kimliğinin belirlenmesi
durumunda, bu nedenle gözaltına
alınma veya tutuklanma haline derhal
son verilir.
Nüfusa kayıtlı olmadığı için kimliği
tespit edilemeyen kişilerin nüfusa
kayıtlarının temini için gerekli
işlemler yapıldıktan sonra, 5 inci
maddeye göre fotoğraf ve parmak izi
tespit edilerek kayda alınır.
Kimliği tespit edilemeyen kişinin
yabancı olduğunun anlaşılması
halinde, 5682 sayılı Pasaport Kanunu
ve 5683 sayılı Yabancıların
Türkiye'de İkamet ve Seyahatleri
Hakkında Kanun hükümlerine göre
işlem yapılır.
PARMAK İZİ VE FOTOĞRAFLARIN KAYDA
ALINMASI
Madde 5 -
(Değişik madde: 02/06/2007-5681
S.K./2.mad)
Polis;
a) Gönüllü,
b) Her çeşit silah ruhsatı, sürücü
belgesi, pasaport veya pasaport
yerine geçen belge almak için
başvuruda bulunan,
c) Başta polis olmak üzere, genel
veya özel kolluk görevlisi ya da
özel güvenlik görevlisi olarak
istihdam edilen,
ç) Türk vatandaşlığına başvuruda
bulunan,
d) Sığınma talebinde bulunan veya
gerekli görülmesi halinde, ülkeye
giriş yapan sair yabancı,
e) Gözaltına alınan,
kişilerin parmak izini alır.
Birinci fıkraya göre alınan parmak
izi, ait olduğu kişinin kimlik
bilgileri ile birlikte, ne zaman ve
kim tarafından alındığı belirtilmek
suretiyle, bu amaca özgü sisteme
kaydedilerek saklanır. Ancak, parmak
izinin hangi sebeple alındığı
sisteme kaydedilmez.
Olay yerinden elde edilen ve kime
ait olduğu henüz tespit edilemeyen
parmak izleri, kime ait olduğu
tespit edilinceye kadar, ilgili
soruşturma dosya numarası ile
birlikte sisteme kaydedilir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununun 81 inci maddesi ile 5275
sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Kanunun 21 inci maddesi hükümlerine
göre alınan parmak izleri de bu
sisteme kaydedilir.
(a) bendi hariç birinci fıkra ile
dördüncü fıkra kapsamına giren
kişilerin ayrıca fotoğrafları
alınarak, ikinci fıkrada belirlenen
esaslara uygun olarak parmak izi ile
birlikte sisteme kaydedilir.
Bu sistemde yer alan bilgiler,
kimlik tespiti, suçun önlenmesi veya
yürütülmekte olan soruşturma ve
kovuşturma kapsamında maddî gerçeğin
ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme,
hâkim, Cumhuriyet savcısı ve kolluk
tarafından kullanılabilir.
Kolluk birimleri, kimlik tespiti
yapmak ya da olay yerinden alınan
parmak izini karşılaştırmak amacıyla
doğrudan bu sistemle bağlantı
kurabilir.
Sistemde kayıtlı bilgilerin hangi
kamu görevlisi tarafından ve ne
amaçla kullanıldığının
denetlenebilmesine imkân tanıyan bir
güvenlik sistemi kurulur.
Sistemde yer alan kayıtlar gizlidir;
altıncı ve yedinci fıkralarda
belirlenen amaçlar dışında
kullanılamaz.
Sisteme kayıtlı olan parmak izi ve
fotoğraflar, kişinin ölümünden
itibaren on yıl ve her halde kayıt
tarihinden itibaren seksen yıl
geçtikten sonra sistemden silinir.
Parmak izi ile fotoğrafların
sistemde kaydedilmesi ve saklanması
ile bu kayıtlardan yararlanmaya
ilişkin diğer esas ve usûller,
İçişleri Bakanlığı tarafından Adalet
Bakanlığının görüşü alınarak
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Madde 6 -
(Mülga
madde: 23/01/1986 - 3257/13 md. ;
Yeniden düzenlenen madde: 24/11/2004
- 5259 S.K./1.mad)
Umuma
açık istirahat ve eğlence
yerlerinden;
a) Faaliyetten geçici olarak men
edildiği halde süresinden önce
açılan,
b) Açık ve kapalı bulunacağı
saatlere uymayan,
c) Bu Kanunun 12 nci maddesinde
belirtilen yasaklara uymadığı tespit
edilen,
d) Mevzuat hükümlerine aykırı olarak
işletilen,
İş yerlerinin işletmecilerine
beşyüzmilyon Türk Lirası ile
birmilyar Türk Lirası arasında idarî
para cezası verilir.
Bu maddede öngörülen idarî para
cezaları, belediye sınırları içinde
belediye encümeni, belediye
sınırları dışında il daimi encümeni
tarafından verilir. Verilen idarî
para cezalarına dair kararlar
ilgililere 7201 sayılı Tebligat
Kanunu hükümlerine göre tebliğ
edilir. Bu cezalara karşı tebliğ
tarihinden itibaren en geç yedi gün
içinde yetkili idare mahkemesine
itiraz edilebilir. İtiraz, idarece
verilen cezanın yerine getirilmesini
durdurmaz. İtiraz üzerine verilen
karar kesindir. İtiraz, zaruret
görülmeyen hallerde evrak üzerinde
inceleme yapılarak en kısa sürede
sonuçlandırılır. İdarî para cezaları
6183 sayılı Âmme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümlerine göre tahsil olunur.
Bu maddede belirtilen aynı fiillerin
bir yıl içinde tekrarı halinde, en
son uygulanan para cezası bir kat
artırılarak uygulanır.
Madde 7 -
(Değişik madde: 24/11/2004 - 5259
S.K./2.mad)
*1*
Kişilerin tek tek veya toplu olarak
eğlenmesi, dinlenmesi veya
konaklaması için açılan otel, motel,
pansiyon, kamping ve benzeri
konaklama yerleri; gazino, pavyon,
meyhane, bar, birahane, içkili
lokanta, taverna ve benzeri içkili
yerler; sinema, kahvehane ve
kıraathane; kumar ve kazanç kastı
olmamak şartıyla adı ne olursa olsun
bilgi ve maharet artırıcı veya zeka
geliştirici nitelikteki elektronik
oyun alet ve makinelerinin, video ve
televizyon oyunlarının içerisinde
bulunduğu elektronik oyun yerleri;
internet kafeler ve benzeri yerler
umuma açık istirahat ve eğlence yeri
sayılır.
Sabit veya seyyar olarak kullanılan
kara, deniz, hava ve her çeşit
taşıma araçlarında, birinci fıkrada
belirtilen faaliyetlerin icrası
durumunda, bu yerler de umuma açık
istirahat ve eğlence yeri sayılır.
Umuma açık istirahat ve eğlence
yerlerinin ruhsatı bağlı olduğu
kolluk kuvvetinin görüşü alındıktan
sonra belediye ve mücavir alan
sınırları içinde belediyeler; bu
alanların dışında il özel idareleri
tarafından verilir. Kolluk kuvveti
görüşünü yedi gün içinde verir.
Ruhsat talepleri bir ay içinde
sonuçlandırılır. İzin alınmadan
açılan umuma açık istirahat ve
eğlence yerleri kapatılır.
Bu iş yerlerinin faaliyet
göstereceği alanları belirlemeye
veya mevcut umuma açık istirahat ve
eğlence yerlerinin bu amaç için
ayrılan yerlerde toplanmasına,
belediye ve mücavir alan sınırları
içinde belediyeler; bu alanlar
dışında il özel idareleri
yetkilidir.
Umuma açık istirahat ve eğlence
yerlerinin bulunacağı alanların
tespiti ve bu yerlerin
ruhsatlandırılmasında uygulanacak
usul ve esaslar İçişleri Bakanlığı
tarafından çıkarılacak bir
yönetmelikle düzenlenir.
Bu iş yerleri için düzenlenen iş
yeri açma ve çalışma ruhsatlarının
bir örneği yetkili kolluk kuvvetine
gönderilir. Bu iş yerleri genel
güvenlik ve asayiş yönünden genel
kolluk tarafından denetlenir.
Bu yerlerin ruhsatlandırılmasında
14.6.1989 tarihli ve 3572 sayılı İş
Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına
Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin
Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun
5 inci ve 6 ncı maddelerinin
hükümleri uygulanmaz.
Madde 8 -
(Değişik madde: 24/11/2004 - 5259
S.K./3.mad)
*1*
Polisçe
kat'i delil elde edilmesi halinde;
A) Kumar oynanan umumî ve umuma açık
yerler ile her çeşit özel ve resmi
kurum ve kuruluşlara ait lokaller,
B) Mevzuata aykırı bir şekilde
uyuşturucu madde imal edilen,
satılan, kullanılan, bulundurulan
yerler,
C) Mevzuata aykırı faaliyet gösteren
genelevler, birleşme yerleri ve
fuhuş yapılan evler ve yerler,
D) Devletin ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğüne, Anayasal
düzenine, genel güvenliğe ve genel
ahlâka zararı dokunacak oyun
oynatılan, temsil verilen, film veya
video bant gösterilen yerler ile
internet üzerinden yapılan yayınlara
izin verilen yerler,
E) Derneklere, sendikalara, loca ve
kulüplere, kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları ile benzeri kurum
ve kuruluşlara ait ve yalnız
üyelerinin yararlanması için açılan
lokallerden, birden fazla denetim
sonunda ve yazılı ihtara rağmen, iç
yönetmeliğine aykırı faaliyet
göstererek umuma açık yer durumuna
geldiği tespit edilenler,
Mahallin en büyük mülkî amiri
tarafından otuz günü geçmemek üzere
geçici süreyle faaliyetten men
edilir.
Bu maddede yazılı fiiller sebebiyle
bir yıl içinde üç defa faaliyetten
men edilen işyerlerinde, bu fiiller
tekrar işlendiği takdirde, işyeri
açma ve çalışma ruhsatları, mahallin
en büyük mülkî amirinin bildirimi
üzerine, belediye veya il özel
idaresi tarafından beş iş günü
içinde iptal edilir.
F)
(Ek
Bent: 28/12/2007 - 5571 S.K./1.mad)
Her
türlü denize elverişli araçlarla
günübirlik tur düzenleyen veya her
türlü mal ve hizmet satanlardan,
müşteriye faaliyetlerini duyururken
veya müşteri kabul ederken çevreyi
veya müşteriyi rahatsız edecek
yöntemler kullananlar,
ÖNLEME ARAMASI
Madde 9 -
(Değişik madde: 02/06/2007-5681
S.K./3.mad)
Polis,
tehlikenin veya suç işlenmesinin
önlenmesi amacıyla usûlüne göre
verilmiş sulh ceza hâkiminin kararı
veya bu sebeplere bağlı olarak
gecikmesinde sakınca bulunan
hâllerde mülkî âmirin vereceği
yazılı emirle; kişilerin üstlerini,
araçlarını, özel kâğıtlarını ve
eşyasını arar; alınması gereken
tedbirleri alır, suç delillerini
koruma altına alarak 5271 sayılı
Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine
göre gerekli işlemleri yapar.
Arama talep yazısında, arama için
makul sebeplerin oluştuğunun
gerekçeleriyle birlikte gösterilmesi
gerekir.
Arama kararında veya emrinde;
a) Aramanın sebebi,
b) Aramanın konusu ve kapsamı,
c) Aramanın yapılacağı yer,
ç) Aramanın yapılacağı zaman ve
geçerli olacağı süre,
belirtilir.
Önleme araması aşağıdaki yerlerde
yapılabilir:
a) 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri
Yürüyüşleri Kanunu kapsamına giren
toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin
yapıldığı yerde veya yakın
çevresinde.
b) Özel hukuk tüzel kişileri ile
kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları veya sendikaların genel
kurul toplantılarının yapıldığı
yerin yakın çevresinde.
c) Halkın topluca bulunduğu veya
toplanabileceği yerlerde.
ç) Eğitim ve öğretim özgürlüğünün
sağlanması için her derecede eğitim
ve öğretim kurumlarının
idarecilerinin talebiyle ve 20 nci
maddenin ikinci fıkrasının (A)
bendindeki koşula uygun olarak
girilecek yüksek öğretim
kurumlarının içinde, bunların yakın
çevreleri ile giriş ve çıkışlarında.
d) Umumî veya umuma açık yerlerde.
e) Her türlü toplu taşıma
araçlarında, seyreden taşıtlarda.
Konutta, yerleşim yerinde ve kamuya
açık olmayan işyerlerinde ve
eklentilerinde önleme araması
yapılamaz.
Spor karşılaşması, miting, konser,
festival, toplantı ve gösteri
yürüyüşünün düzenlendiği veya aniden
toplulukların oluştuğu hallerde
gecikmesinde sakınca bulunan hal var
sayılır.
Polis, tehlikenin önlenmesi veya
bertaraf edilmesi amacıyla
güvenliğini sağladığı bina ve
tesislere gelenlerin; herhangi bir
emir veya karar olmasına
bakılmaksızın, üstünü, aracını ve
eşyasını teknik cihazlarla,
gerektiğinde el ile kontrol etmeye
ve aramaya yetkilidir. Bu yerlere
girmek isteyenler kimliklerini
sorulmaksızın ibraz etmek
zorundadırlar. Milletlerarası
anlaşmalar hükümleri saklıdır.
Önleme aramasının sonucu, arama
kararı veya emri veren merci veya
makama bir tutanakla bildirilir.
Madde 10 - Taşınması memnu
olan kama, hançer ve saldırmanın
yapılması ve satılması da yasaktır.
Eski eserlerden olupta kıymetli
olanların satışı bu hükümden
müstesnadır.
Madde 11 -
(Değişik madde: 16/06/1985 - 3233/3
md.)
Polis;
A) Genel ahlak ve edep kurallarına
aykırı olarak; utanç verici ve
toplum düzeni bakımından tasvip
edilmeyen tavır ve davranışta
bulunanlar ile bu nitelikte söz,
şarkı, müzik veya benzeri gösteri
yapanları,
B) Çocuklar, kız ve kadınlar ile
genç erkeklere sözle veya herhangi
bir şekilde sarkıntılık edenleri,
kötü alışkanlıklara ve hertürlü
ahlaksızlığa yönelten ve teşvik
edenleri,
C)
(Değişik bend: 03/08/2002 - 4771
S.K./10. md.)
Genel
ahlak ve edebe aykırı mahiyette her
türlü sesli ve görüntülü eserleri,
kaydedildiği materyale bakılmaksızın
üreten ve satanları,
(Mülga
fıkra: 03/08/2002 - 4771 S.K./12.
md.)
Madde 12
-
(Değişik madde: 03/08/2002 - 4771
S.K./10. md.)
Kanuni
istisnalar saklı kalmak üzere,
eğlence, oyun, içki ve benzeri
amaçlı umuma açık ve açılması izne
bağlı yerlerde onsekiz yaşından
küçükler çalıştırılamaz.
Polis bar, pavyon, gazino, meyhane
gibi içkili yerler ile kıraathane ve
oyun oynatılan benzeri yerlere
yanlarında veli ve vasileri olsa
bile onsekiz yaşını doldurmamış
küçüklerin girmesini meneder.
Bu madde hükümlerine aykırı hareket
edenler hakkında 17 nci, işyerleri
hakkında da 6 ıncı madde hükümlerine
göre işlem yapılır.
*1*
Madde 13 -
(Değişik madde: 03/08/2002 - 4771
S.K./10. md.)
Polis,
A) Suçüstü halinde veya gecikmesinde
sakınca bulunan diğer hallerde suç
işlendiğine veya suça teşebbüs
edildiğine dair haklarında kuvvetli
iz, eser, emare veya delil bulunan
şüphelileri,
B) Haklarında yetkili mercilerce
verilen yakalama veya tutuklama
kararı bulunanları,
C) Halkın rahatını bozacak veya
rezalet çıkaracak derecede sarhoş
olanları veya sarhoşluk halinde
başkalarına saldıranları, yapılan
uyarılara rağmen bu hareketlerine
devam edenler ile başkalarına
saldırmaya yeltenenleri ve kavga
edenleri,
D) Usulüne aykırı şekilde ülkeye
giren ya da haklarında sınır dışı
etme veya geri verme kararı
alınanları,
E) Polisin kanunlara uygun olarak
aldığı tedbirlere karşı gelenleri,
direnenleri ve görev yapmasını
engelleyenleri,
F) Bir kurumda tedavi, eğitim ve
ıslahı için kanunlarla ve bu Kanunun
uygulanmasını gösteren tüzükte
belirtilen esaslara uygun olarak
alınan tedbirlerin yerine
getirilmesi amacıyla, toplum için
tehlike teşkil eden akıl hastası,
uyuşturucu madde veya alkol
bağımlısı serseri veya hastalık
bulaştırabilecek kişileri,
G) Haklarında gözetim altında
ıslahına veya yetkili merci önüne
çıkarılmasına karar verilen
küçükleri,
Yakalar ve gerekli kanuni işlemleri
yapar.
Yakalanması belirli bir usule
bağlanmış kişilerle ilgili kanun
hükümleri saklıdır.
Yakalanan kişilerin kaçması veya
saldırıda bulunmasının önlenmesi
bakımından kişinin sağlığına zarar
vermeyecek şekilde her türlü tedbir
alınabilir.
Yakalanan kişilere, yakalama sebebi
herhalde yazılı ve bunun mümkün
olmaması halinde sözlü olarak
derhal; toplu suçlarda ise en geç bu
kişiler hakim huzuruna çıkarılıncaya
kadar bildirilir.
Kişinin yakalandığı, istediği kanuni
yakınlarına derhal bildirilir.
Yakalananlardan,
A) Uyuşturucu madde kullanmış
olanlar ile sarhoş olanların,
B) Zor kullanılarak yakalananların,
C) Haklarında suç soruşturması
yapılacak olan şüpheli ve
sanıkların,
Yakalanma anındaki sağlık durumları
tabip raporuyla tespit edilir.
Yakalanan kişilerden suç işlediği
şüphesi altında olanlar adli
mercilere sevk edilir. Haklarında
ıslah veya tedavi tedbiri alınması
gerekenler, ilgili kurum yetkilileri
tarafından teslim alınır. Yakalama
sebebi ortadan kalkanlar derhal
serbest bırakılır.
Madde 14 - Şehir ve
kasabalarda gerek mesken içinde ve
gerek dışında saat 24 ten sonra her
ne suretle olursa olsun civar
halkının rahat ve huzurunu bozacak
surette gürültü yapanlar polisçe
menolunur. Bu yasağı dinlemiyenler
hakkında Ceza Kanununun 546 ncı
maddesine göre takibat yapılır.
Zabıtadan izin alınarak yapılacak
düğün ve müsamere ve balolar bu
kayıttan müstesnadır.
Madde 15 - Polis; yaptığı
tahkikat esnasında ifadelerine
müracaat lazımgelen kimseleri
çağırır ve kendilerine lüzumu olan
şeyleri sorar.
(Ek
fıkra: 16/06/1985 - 3233/5 md.;
İptal: Anayasa Mahkemesi'nin
26/11/1986 tarih ve 1985/8 E.,
1986/27 K. sayılı Kararı ile.)
ZOR VE
SİLAH KULLANMA
Madde 16-
(Değişik madde: 02/06/2007-5681
S.K./4.mad)
Polis,
görevini yaparken direnişle
karşılaşması halinde, bu direnişi
kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde
zor kullanmaya yetkilidir.
Zor kullanma yetkisi kapsamında,
direnmenin mahiyetine ve derecesine
göre ve direnenleri etkisiz hale
getirecek şekilde kademeli olarak
artan nispette bedenî kuvvet, maddî
güç ve kanunî şartları
gerçekleştiğinde silah
kullanılabilir.
İkinci fıkrada yer alan;
a) Bedenî kuvvet; polisin direnen
kişilere karşı veya eşya üzerinde
doğrudan doğruya kullandığı bedenî
gücü,
b) Maddî güç; polisin direnen
kişilere karşı veya eşya üzerinde
bedenî kuvvetin dışında kullandığı
kelepçe, cop, basınçlı su, göz
yaşartıcı gazlar veya tozlar, fizikî
engeller, polis köpekleri ve atları
ile sair hizmet araçlarını,
ifade eder.
Zor kullanmadan önce, ilgililere
direnmeye devam etmeleri halinde
doğrudan doğruya zor kullanılacağı
ihtarı yapılır. Ancak, direnmenin
mahiyeti ve derecesi göz önünde
bulundurularak, ihtar yapılmadan da
zor kullanılabilir.
Polis, zor kullanma yetkisi
kapsamında direnmeyi etkisiz kılmak
amacıyla kullanacağı araç ve gereç
ile kullanacağı zorun derecesini
kendisi takdir ve tayin eder. Ancak,
toplu kuvvet olarak müdahale edilen
durumlarda, zor kullanmanın derecesi
ile kullanılacak araç ve gereçler
müdahale eden kuvvetin amiri
tarafından tayin ve tespit edilir.
Polis, kendisine veya başkasına
yönelik bir saldırı karşısında, zor
kullanmaya ilişkin koşullara bağlı
kalmaksızın, 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununun meşru savunmaya ilişkin
hükümleri çerçevesinde savunmada
bulunur.
Polis;
a) Meşru savunma hakkının
kullanılması kapsamında,
b) Bedenî kuvvet ve maddî güç
kullanarak etkisiz hale getiremediği
direniş karşısında, bu direnişi
kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde,
c) Hakkında tutuklama, gözaltına
alma, zorla getirme kararı veya
yakalama emri verilmiş olan
kişilerin ya da suçüstü halinde
şüphelinin yakalanmasını sağlamak
amacıyla ve sağlayacak ölçüde,
silah kullanmaya yetkilidir.
Polis, yedinci fıkranın (c) bendi
kapsamında silah kullanmadan önce
kişiye duyabileceği şekilde "dur"
çağrısında bulunur. Kişinin bu
çağrıya uymayarak kaçmaya devam
etmesi halinde, önce uyarı amacıyla
silahla ateş edilebilir. Buna rağmen
kaçmakta ısrar etmesi dolayısıyla
ele geçirilmesinin mümkün olmaması
halinde ise kişinin yakalanmasını
sağlamak amacıyla ve sağlayacak
ölçüde silahla ateş edilebilir.
Polis, direnişi kırmak ya da
yakalamak amacıyla zor veya silah
kullanma yetkisini kullanırken,
kendisine karşı silahla saldırıya
teşebbüs edilmesi halinde, silahla
saldırıya teşebbüs eden kişiye karşı
saldırı tehlikesini etkisiz kılacak
ölçüde duraksamadan silahla ateş
edebilir.
Madde 17 - Polisin:
A) Kanun ve usul dairesinde verdiği
emre itaatsizlik ve ittihaz eylediği
tedbirlere riayetsizlik edenler;
B) Vazife yaparken polise
mukavemette bulunan veya
vazifesinden alıkoymak maksadiyle
polise zorla karşı koyan ve
yakalanmadıkları takdirde
hareketlerinde devam etmeleri melhuz
bulunan şahıslar;
(Değişik parağraf: 16/06/1985 -
3233/6 md.)
Karakola götürülüp haklarında tanzim
olunacak evrakla beraber adliyeye
verilirler.
(Ek
fıkra: 19/02/1980 - 2261/1 md.;
Mülga fıkra: 02/06/2007-5681
S.K./6.mad)
(Ek fıkra: 19/02/1980 - 2261/1 md. ;
Mülga fıkra: 02/06/2007-5681
S.K./6.mad)
(Ek fıkra: 16/06/1985 - 3233/6 md.
;
Mülga
fıkra: 02/06/2007-5681 S.K./6.mad)
(Ek fıkra: 16/06/1985 - 3233/6 md. ;
Mülga fıkra: 02/06/2007-5681
S.K./6.mad)
Madde
18 -
(Mülga
madde: 20/02/1948 - 5188/1 md.)
Madde 19 - Polis; sokak, meydan
ve umuma mahsus yerlerde intizamı
temin ve Seyrüsefer
Talimatnamesindeki vasıflara uygun
olmıyan nakil vasıtalarını
işletmekten ve bu vasıtaları sarhoş
olarak veya seyrüseferin intizam ve
selametini bozacak surette idare
edenleri çalışmaktan meneder.
Madde 20 -
(Değişik madde: 26/06/1973 - 1775/4
md.)
Zabıta,
imdat istenmesi veya yangın, su
baskını ve boğulma gibi büyük
tehlikelerin haber verilmesi veya
görülmesi halleri ile ağır cezalı
bir suçun işlenmesine veya
yapılmakta devam olunmasına mani
olmak için konutlara, iş yerlerine
ve eklentilerine girebilir.
Zabıta aşağıda yazılı hallerde
üniversite, bağımsız fakülte veya
üniversiteye bağlı kurumların
binalarına veya bunların eklerine
girebilir.
A) Üniversite binaları veya ekleri
içinde, kurumun imkanlarıyla
önlenmesi mümkün görülmeyen
olayların çıkması ihtimali
karşısında rektör, acele hallerde de
dekan veya bağlı kuruluş
yetkililerinin zabıtadan yardım
talep etmeleri halinde,
B) Herhangi bir davet veya izne
bağlı olmaksızın suç ve suçluların
kovuşturulması için her zaman,
Fıkranın (A) bendinde gösterilen
hallerde talep derhal yerine
getirilir, (...)
İlgili kurumlar kovuşturma
dolayısiyle zabıta kuvvetlerine
gereken her türlü yardım ve
kolaylığı göstermekle yükümlüdürler.
Madde 21 - Bir neşir vasıtası
için abone yazmak veya bunlar için
yazı, resim, ilan gibi bir madde
kabul etmek maksadiyle Matbuat
Kanununa göre alınmış vesikası
olmaksızın idare evlerinin dışında
dolaşanlar veya dolaştırılanlar
şantajdan veya böyle bir harekette
dolandırıcılıktan maznun olarak
takibat altında bulunanlar; polisçe
bu yolda çalışmaktan menedilir.
Madde 22 - Bu kanunda yazılı
vazife ve salahiyetlerin yapılması
ve kullanılması için en büyük
mülkiye amirlerinin vereceği
emirleri, Dahiliye Vekili re'sen
verebilir.
Madde 23 - Umumi ve hususi
kanunlarla polise verilen ve bu
kanunda yazılı bulunmıyan vazife ve
salahiyetlerin hükümleri bakidir.
Madde 24 - Mahsus zabıta
teşkilatı olan işlerde bu teşkilata
mensup memur bulunmadığı yerlerde
polis, bunlara ait inzıbati
muameleleri yapmağa salahiyetlidir.
Madde 25 - (
Değişik
madde: 25/06/1973 - 1758/1 md.)
Polis
teşkilatı bulunmıyan yerlerde il,
ilçe ve bucak jandarma komutanları
ile jandarma karakol komutanları bu
kanunda yazılı vazifeleri yapar ve
yetkileri kullanırlar.
Madde 26 - Bu kanunun tatbik
suretini gösterir bir nizamname
yapılacaktır.
Madde 27 - Bu kanun neşri
tarihinden muteberdir.
Madde 28 - Bu kanunun
hükümlerini yürütmeğe İcra Vekilleri
Heyeti memurdur.
EK MADDELER
Ek Madde 1
-
(Değişik madde: 03/08/2002 - 4771
S.K./10. md.)
Umumi
veya umuma açık yerler ile umuma
açık yer niteliğindeki ulaşım
araçlarında, gerçek kişi veya
topluluklar, mahallin en büyük mülki
amirine, en az kırk sekiz saat
önceden yazılı bildirimde bulunmak
suretiyle, oyun ve temsil verebilir
veya çeşitli şekillerde gösteri
düzenleyebilir.
Bunlardan, Devletin ülkesi ve
milleti ile bölünmez bütünlüğüne,
Anayasal düzene veya genel ahlaka
aykırı olduğu tespit edilenler
hakkında mahallin en büyük mülki
amiri tarafından derhal Cumhuriyet
savcılığına suç duyurusunda
bulunulur.
Birinci fıkra uyarınca yapılacak
bildirimde oyun veya temsile katılan
yönetici ve diğer kişilerin kimlik,
ikametgah ve tabiiyetleri
belirtilir.
Ek Madde 2 -
(Ek
madde: 16/06/1985 - 3233/7 md.)
(İlk fıkra mülga : 18/11/1992 -
3842/31 md.)
Gözaltına alınanların yeme, içme
ihtiyaçlarına ve nakillerine ait
masraflar Emniyet Genel Müdürlüğü
bütçesine konulacak ödenekle
karşılanır.
Ek Madde 3 -
(Ek
madde: 16/06/1985 - 3233/7 md.)
Polis,
aşağıdaki hallerde gerekli görülen
kişilerden;
A) Devletin bütünlüğü, genel
güvenliği ve Anayasa düzeni ile
kaçakçılık ve uyuşturucu maddelerle
ilgili olarak yaptığı suç
soruşturmaları sırasında ifadesine
başvurulacak olanlara,
B) Vatandaşlık durumu ile bu Kanunun
17 nci maddesinde belirtilen kimlik
tesbiti yapılıncaya kadar,
Tespit edilmiş olan ikametgah veya
iş adreslerinden ayrılmamalarını
yazılı olarak isteyebilir.
Bunların, bulunabilecekleri yeni
adreslerini bildirmeleri şartıyla o
yerden ayrılmalarına mahallin en
büyük mülki amirinin yazılı emriyle
izin verilir.
Ek Madde 4 -
(Ek
madde: 16/06/1985 - 3233/7 md.)
Polis,
görevli bulunduğu mülki sınırlar
içinde, hizmet branşı, yeri ve
zamanına bakılmaksızın, bir suçla
karşılaştığında suça el koymak,
önlemek, sanık ve suç delillerini
tesbit, muhafaza ve yetkili zabıtaya
teslim etmekle görevli ve
yetkilidir.
Bu madde hükmü gereğince bir suça
müdahale eden polise karşı işlenen
suçlar görevli memura karşı işlenmiş
suç; müdahalede bulunan polisin
işlediği suçlar ise görevli memurun
işlediği suç sayılır.
Ek Madde 5
-
(Ek madde: 16/06/1985 - 3233/7 md.)
Genel
güvenlik, kaçakçılık ve uyuşturucu
maddelerle ilgili önemli olayları
takip etmek, gerekiyorsa müdahale
ederek soruşturmasını yapmak üzere;
A) İçişleri Bakanlığınca doğrudan
veya ilgili valinin talebi üzerine
merkez personelinden ekipler
(timler) görevlendirilebilir.
B) Yukarıdaki bent hükmüne uygun
olarak bir ilde soruşturması yapılan
olayın aydınlatılması, delillerin
toplanması, sanıkların yakalanması,
başka illerde de araştırma ve
soruşturma yapılmasını
gerektiriyorsa iller arasında ilgili
valiliklerce ekipler
görevlendirilebilir.
Bu ekiplerin polis yetkilerini
kullanması, polis bölgesi sınırları
ile kayıtlı değildir. Bu ekipler
görev yaptıkları mahallin en büyük
mülki amirine bilgi vermek
zorundadırlar. Görevin ifası
sırasında mahallin en büyük mülki
amirine karşı da sorumludurlar.
Genel ve özel kolluk makam ve
memurları bu personele gereken her
türlü yardımı yapmaya mecburdur.
ADLÎ GÖREV VE YETKİLER
Ek
Madde 6 -
(Değişik madde: 02/06/2007-5681
S.K./5.mad)
Polis,
bu maddede yazılı görevlerinin
yanında, Ceza Muhakemesi Kanunu ve
diğer mevzuatta yazılı soruşturma
işlemlerine ilişkin görevleri de
yerine getirir.
Polis, bir suça ilişkin olarak
kendisine yapılan sözlü ihbar ve
şikâyetleri ve görevi sırasında
öğrendiği suça ilişkin bilgileri
yazılı hale getirir.
Edinilen bilgi veya alınan ihbar
veya şikâyet üzerine veya
kendiliğinden bir suçla karşılaşan
polis, olay yerinde kişilerin ve
toplumun sağlığına, vücut
bütünlüğüne veya malvarlığına zarar
gelmemesi ve suçun delillerinin
kaybolmaması ya da bozulmaması için
derhal gerekli tedbirleri alır.
Bir suç işlendiği veya işlenmekte
olduğu bilgisini edinen polis, olay
yerinin korunması, delillerin
tespiti, kaybolmaması ya da
bozulmaması için acele tedbirleri
aldıktan sonra el koyduğu olayları,
yakalanan kişiler ile uygulanan
tedbirleri derhal Cumhuriyet
savcısına bildirir ve Cumhuriyet
savcısının emri doğrultusunda işin
aydınlatılması için gerekli
soruşturma işlemlerini yapar.
Yapılacak araştırma sonunda edinilen
bilginin bir kabahate ilişkin olduğu
hallerde, konu araştırılarak gerekli
yasal işlem yapılır veya yapılması
sağlanır.
Olay yerinde görevine ait işlemlere
başlayan polis, bunların yapılmasına
engel olan veya yetkisi içinde
aldığı tedbirlere aykırı davranan
kişileri, işlemler sonuçlanıncaya
kadar ve gerektiğinde zor kullanarak
bundan men eder.
Polis, suçun delillerini tespit
etmek amacıyla, Cumhuriyet
savcısının emriyle olay yerinde
gerekli inceleme ve teknik
araştırmaları yapar, delilleri
tespit eder, muhafaza altına alır ve
incelenmek üzere ilgili yerlere
gönderir.
Olay yeri dışında kalan ve o suça
ilişkin delil elde edilebileceği
yönünde kuvvetli şüphe sebebi
bulunan konut, işyeri ve kamuya açık
olmayan kapalı alanlarda yapılacak
işlemler için Ceza Muhakemesi
Kanununun arama ve elkoymaya ilişkin
hükümleri uygulanır.
Polis, olaydaki failin, gözaltına
alınan şüpheli ile aynı kişi olup
olmadığının belirlenmesi bakımından
zorunlu olması halinde, Cumhuriyet
savcısının talimatıyla teşhis
yaptırabilir.
Tanıklıktan çekinebilecek olanlar,
teşhiste bulunmaya zorlanamaz.
İşleme başlanmadan önce, teşhiste
bulunacak kişinin faili tarif eden
beyanları tutanağa bağlanır.
Teşhis işlemine tâbi tutulan
kişilerin birden fazla ve aynı
cinsten olması, aralarında yaş, boy,
ağırlık, giyinme gibi görünüşe
ilişkin hususlarda benzerlik
bulunması gerekir. Teşhis için
gerekli olması halinde, şüphelinin
görünüşü ile ilgili gerekli
değişiklikler yapılabilir. Teşhis
işlemine tâbi tutulan kişilerin her
birinde, teşhis sırasında bir numara
bulundurulur.
Teşhiste bulunan kişi ile teşhis
işlemine tâbi tutulan kişilerin
birbirini görmemesi gerekir.
Teşhis işlemi en az iki kez
tekrarlanır ve teşhiste bulunması
istenen kişiye, şüphelinin teşhis
edilecek kişiler arasında yer
almıyor olabileceği hatırlatılır.
Teşhis işlemine tâbi tutulan
kişilerin, bu işlem sırasında
birlikte fotoğrafları çekilerek veya
görüntüleri kayda alınarak,
soruşturma dosyasına konur.
Şüphelinin fotoğrafı üzerinden de
teşhis yaptırılabilir. Ancak tek bir
fotoğraf veya aynı kişinin farklı
fotoğrafları üzerinden teşhis
yaptırılamaz. Değişik kişilerin
fotoğraflarının aynı büyüklük ve
özellikte olmaları gerekir.
Teşhis işlemi tutanağa bağlanır.
Ek Madde 7
- (Ek
madde: 16/06/1985 - 3233/7 md.)
Polis
Devletin ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğüne, Anayasa
düzenine ve genel güvenliğine dair
önleyici ve koruyucu tedbirleri
almak, emniyet ve asayişi sağlamak
üzere, ülke seviyesinde istihbarat
faaliyetlerinde bulunur, bu amaçla
bilgi toplar, değerlendirir, yetkili
mercilere veya kullanma alanına
ulaştırır. Devletin diğer istihbarat
kuruluşlarıyla işbirliği yapar.
(Ek
fıkra: 03/07/2005-5397 S.K./1.mad)
Birinci
fıkrada belirtilen görevlerin yerine
getirilmesine yönelik olarak,
4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı
Ceza Muhakemesi Kanununun, casusluk
suçları hariç, 250 nci maddesinin
birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentlerinde yazılı suçların
işlenmesinin önlenmesi amacıyla,
hâkim kararı veya gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde Emniyet
Genel Müdürü veya İstihbarat Dairesi
Başkanının yazılı emriyle,
telekomünikasyon yoluyla yapılan
iletişim tespit edilebilir,
dinlenebilir, sinyal bilgileri
değerlendirilebilir, kayda
alınabilir. Gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde verilen yazılı
emir, yirmidört saat içinde yetkili
ve görevli hâkimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını en geç yirmidört
saat içinde verir. Sürenin dolması
veya hâkim tarafından aksine karar
verilmesi halinde tedbir derhal
kaldırılır. Bu halde dinlemenin
içeriğine ilişkin kayıtlar en geç on
gün içinde yok edilir; durum bir
tutanakla tespit olunur ve bu
tutanak denetimde ibraz edilmek
üzere muhafaza edilir.
(Ek
fıkra: 03/07/2005-5397 S.K./1.mad)
Yetkili
ve görevli hâkim, talepte bulunan
kolluk biriminin bulunduğu yer
itibariyle yetkili olan ve 5271
sayılı Kanunun 250 nci maddesinin
birinci fıkrasına göre kurulan ağır
ceza mahkemesinin üyesidir.
(Ek
fıkra: 03/07/2005-5397 S.K./1.mad)
Kararda
ve yazılı emirde, hakkında tedbir
uygulanacak kişinin kimliği,
iletişim aracının türü, kullandığı
telefon numaraları veya iletişim
bağlantısını tesbite imkân veren
kodundan belirlenebilenler ile
tedbirin türü, kapsamı ve süresi ile
tedbire başvurulmasını gerektiren
nedenler belirtilir. Kararlar, en
fazla üç ay için verilebilir; bu
süre aynı usûlle üçer ayı geçmeyecek
şekilde en fazla üç defa
uzatılabilir. Ancak, terör örgütünün
faaliyeti çerçevesinde devam eden
tehlikelere ilişkin olarak gerekli
görülmesi halinde, hâkim üç aydan
fazla olmamak üzere sürenin
müteaddit defalar uzatılmasına karar
verebilir.
(Ek
fıkra: 03/07/2005-5397 S.K./1.mad)
Uygulanan tedbirin sona ermesi
halinde, dinlemenin içeriğine
ilişkin kayıtlar en geç on gün
içinde yok edilir. Durum bir
tutanakla tesbit olunur ve bu
tutanak denetimde ibraz edilmek
üzere muhafaza edilir.
(Ek
fıkra: 03/07/2005-5397 S.K./1.mad)
İstihbarat faaliyetlerinde, bu
maddede belirtilen suçların
önlenmesi amacıyla ve hâkim kararı
alınmak koşuluyla, teknik araçlarla
izleme yapılabilir. Ayrıca, kamu
kurum ve kuruluşları ile kamu
hizmeti veren kuruluşların ihtiyaç
duyulan bilgi ve belgelerinden
yararlanabilmek için gerekçesini de
göstermek suretiyle yazılı talepte
bulunulabilir. Bu kurum ve
kuruluşların kanuni sebeplerle veya
ticari sır gerekçesiyle bu bilgi ve
belgeleri vermemeleri halinde ancak
hâkim kararı ile bu bilgi ve
belgelerden yararlanılabilir.
(Ek
fıkra: 03/07/2005-5397 S.K./1.mad)
Bu
madde hükümlerine göre yürütülen
faaliyetler çerçevesinde elde edilen
kayıtlar, birinci fıkrada belirtilen
amaçlar dışında kullanılamaz. Elde
edilen bilgi ve kayıtların
saklanmasında ve korunmasında
gizlilik ilkesi geçerlidir. Bu fıkra
hükümlerine aykırı hareket edenler
hakkında, görev sırasında veya
görevden dolayı işlenmiş olsa bile
Cumhuriyet savcılarınca doğrudan
soruşturma yapılır.
(Ek
fıkra: 03/07/2005-5397 S.K./1.mad)
Hâkim
kararları ve yazılı emirler, Emniyet
Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi
Başkanlığı görevlilerince yerine
getirilir. İşlemin başladığı ve
bitirildiği tarih ve saat ile işlemi
yapanın kimliği bir tutanakla
saptanır.
(Ek
fıkra: 03/07/2005-5397 S.K./1.mad)
Bu
maddede yer alan faaliyetlerin
denetimi, sıralı kurum amirleri,
Emniyet Genel Müdürlüğü ve ilgili
bakanlığın teftiş elemanları ve
Başbakanın özel olarak
yetkilendireceği kişi veya komisyon
tarafından yapılır.
(Ek
fıkra: 03/07/2005-5397 S.K./1.mad)
Bu
maddede belirtilen
(Ek
ibare: 23/05/2007-5651 S.K./12.mad)
telekomünikasyon yoluyla yapılan
iletişime ilişkin
işlemler ile 5271 sayılı Kanunun 135
inci maddesi kapsamında yapılacak
dinlemeler, Telekomünikasyon Kurumu
bünyesinde, Kurum başkanına doğrudan
bağlı "Telekomünikasyon İletişim
Başkanlığı" adıyla kurulan tek bir
merkezden yürütülür.
(Değişik cümle: 23/05/2007-5651
S.K./12.mad)
Oluşturulan bu Başkanlık bir başkan
ile daire başkanlıklarından oluşur
. Bu
Başkanlıkta Millî İstihbarat
Teşkilatı, Emniyet Genel Müdürlüğü
ve Jandarma Genel Komutanlığının
ilgili birimlerinden birer temsilci
bulundurulur. Verilen görevleri
yerine getirmek üzere yeteri kadar
da personel istihdam edilir.
Telekomünikasyon İletişim Başkanı,
Telekomünikasyon Kurumu Başkanının
teklifi üzerine Başbakan tarafından
atanır. Telekomünikasyon İletişim
Başkanı, Kurul üyelerinin sahip
olduğu özlük haklarına sahiptir.
Ulaştırma Bakanlığı bu merkezle
ilgili alt yapıyı hazırlamakla
yükümlüdür. Bu merkezin kuruluş
giderleri Telekomünikasyon Kurumu
gelirlerinden karşılanır. Bu
merkezin kuruluşu ile ilgili her
türlü mal ve hizmet alımları ile
yapım işleri, ceza ve ihalelerden
yasaklama işleri hariç 4734 sayılı
Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı
Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu
hükümlerinden muaftır.
(Ek
fıkra: 03/07/2005-5397 S.K./1.mad)
Bu
maddede belirlenen usûl ve esaslara
aykırı dinlemeler hukuken geçerli
sayılmaz ve bu şekilde dinleme
yapanlar hakkında 26.9.2004 tarihli
ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
hükümlerine göre işlem yapılır.
(Ek
fıkra: 03/07/2005-5397 S.K./1.mad)
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin esas
ve usûller Adalet, İçişleri ve
Ulaştırma bakanlıklarının görüşü
alınarak Başbakanlık tarafından üç
ay içinde çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Ek Madde 8
-
(16/06/1985 - 3233/7 md.;Mülga
madde: 24/11/2004 - 5259 S.K./8.mad)
*1*
Ek
Madde 9
- (Ek
madde: 16/06/1985 - 3233/7 md.)
Bu
Kanun ve diğer kanun hükümlerine
göre gerekli hallerde;
A) Önleyici, caydırıcı, düzenleyici
ve koruyucu kolluk hizmetlerine dair
görevlerin ifası sırasında silah
kullanmak zorunda kalan polis
hakkında, cezai sorumluluğun tespiti
bakımından Memurin Muhakematı
Hakkında Kanuna göre işlem yapılır.
B) Adliyeye ilişkin vazife ve
işlerle ilgili bir hizmeti yerine
getirirken silah kullanmak zorunda
kalan polis hakkında, hazırlık
soruşturması bizzat Cumhuriyet
savcıları veya yardımcıları
tarafından yapılır.
Sanık polis, hakkında dava açıldığı
takdirde duruşmadan vareste
tutulabilir. Olayın mahiyetine ve
kusurun derecesine göre, İçişleri
Bakanlığınca durumu uygun görülen
polisin vekalet verdiği avukatın
ücreti, Emniyet Genel Müdürlüğü
bütçesine konulacak ödenekten
karşılanır. Avukat tutma ve ücret
ödeme usul ve esasları yönetmelikte
gösterilir.
Polisin, kanunlarla verilen
görevlerini yaptığı sırada veya bu
görevlerini yapmasından dolayı şehit
olması halinde, dul eşine, eşi
hayatta değilse veya evlenmişse
çocuklarına, bunlar bulunmadığı
takdirde bakmakla mükellef olduğu
ana ve babasına; konut sahibi yapmak
amacıyla, Toplu Konut Fonundan
miktarı ödemesiz devresi ve ödeme
süresi Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı
Yüksek Kurulunca tayin edilecek
esaslara göre ve faizsiz olarak
kredi verilir. Bu fıkra hükmü, 1
Ocak 1971 tarihinden itibaren şehit
olan polislerin aileleri hakkında da
tatbik olunur.
1481 sayılı Asayişe Müessir Bazı
Fiillerin Önlenmesi Hakkında Kanuna
göre, sanık ve hükümlülerden ilan
edilmek suretiyle arananların
bulundukları yerleri bildiren ve
yakalanmalarına yardımcı olanlara
para ödülü verilebilir. Verilecek
ödülün miktarı ile bu fıkranın
uygulanmasına dair diğer hususlar
İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak
yönetmelikte gösterilir. Para
ödülüne ait giderler Emniyet Genel
Müdürlüğü bütçesine konulacak
ödenekten karşılanır. Ödül verilen
kişilerin kimlikleri, rızaları
olmadıkça hiçbir şekilde
açıklanamaz.
Ek Madde 10 -
(Ek
madde: 23/07/1999 - 4419/2 md.)
Görevli personelden görevin icrası
sırasında veya görevin icrasından
dolayı bir uzvunu veya duyusunu
tamamen veya kısmen kaybedenlerin,
rehabilitasyonu ile bu kayıplardan
doğan ihtiyaçlarını karşılayacak her
türlü cihaz ve sistemleri, Emniyet
Genel Müdürlüğü tarafından aynen
temin edilir veya bedelleri, Emniyet
Genel Müdürlüğü bütçesinden ödenir. |