|
UYUŞTURUCUYA
HAYIR
-
UYUŞTURUCU MADDE NE DEMEKTİR
-
UYUŞTURUCU
MADDE SUÇLARI NELERDİR
-
UYUŞTURUCU
MADDELERİN SINIFLANDIRILMASI
-
-
Afyon ve Türevleri
-
-Kenevir ve Türevleri
-
-Uyarıcılar
-
-Sentetikler
-
-Sakinleştiriciler
-
UYUŞTURUCU
SÖZLÜĞÜ
-
UYUŞTURUCU
TUZAĞI
-
MADDE KULLANIM
NEDENLERİ
-
ÖNLEME
-
ÇOCUK VE
GENÇLERE ÖRNEK OLMA
-
NASIL
KURTULUNUR
-
KULLANIMLA
MÜCADELE
-
UYUŞTURUCUNUN
ZARARLARI
UYUŞTURUCU MADDE NE DEMEKTİR?
Yunanca uyku
anlamında ki "narke"den gelen ve İngilizce'ye "narkotik" olarak geçen
uyuşturucu sözcüğü, uyuşturma özelliği olan, uyuşturan, duymaz hale
getiren demektir.
Uyuşturucu
madde kavramı genellikle, uyuşturma özelliğine sahip maddeleri ifade
eder.Ancak, keyif veren, kışkırtan, yatıştıran, uyanıklık sağlayan kimi
maddeler içinde kullanılmaktadır.
Uyuşturucu
maddeler; merkezi sinir sistemini etkileyerek kullanan kişinin ruhsal ve
fiziksel dengesini bozan; bu kişide fiziksel ve ruhsal bağımlılığa yol
açan; kişisel ve toplumsal yönden ekonomik ve sosyal çöküntü oluşturan
maddelerdir.
UYUŞTURUCU MADDE SUÇLARI NELERDİR?
Uyuşturucu
madde suçları Türk Ceza Kanunu'nun 403, 404, 405, 406, 407 ve 408.
maddelerinde düzenlenmiştir.
Uyuşturucu
madde suçlarını üç başlık altında toplayabiliriz.
-
Uyuşturucu madde temin etme suçları
-
Uyuşturucu madde kullanmak veya
kullanmak amacı ile uyuşturucu madde bulundurmak suçu,
-
Sahte reçete ile uyuşturucu madde
alma suçu.
UYUŞTURUCU MADDELERİN SINIFLANDIRILMASI:
Uyuşturucu
maddeleri türlerine göre aşağıdaki sınıflandırmaya tabi tutabiliriz;
A- AFYON VE
TÜREVLERİ
1-Afyon
2-Morfin
3-Kodein
4-Metadon
5-Eroin
B- KENEVİR VE
TÜREVLERİ
1-Reçine esrar
2-Toz esrar
3-Pres esrar
4-Gonca esrar
5-Likit(sıvı) esrar
C- UYARICILAR
1-Amfetamin
2-Kokain
3-Kafein
D- SENTETİKLER
1-Ecstasy (MDMA)
2-Captagon
3-Methamfetamin
4-Lysergic Asid Diethylamid (LSD)
5-Gamma Hydroxybutyrate (GHB)
6-Ketamine Hydrochloride (Ketamin)
7-Phencylidine (PCP)
E-
SAKİNLEŞTİRİCİLER
1-Barbituratlar
2-Trankizanlar
3-Sedatifler
AFYON VE TÜREVLERİ
AFYON
Afyon, haşhaş
kozasının çentiklenmek (çizilmek) suretiyle akan süt gibi beyaz
özsuyundan elde edilmektedir. Hava ile temas ettikçe koyulaşır ve
kahverengi bir renk alır.
Haşhaş; dallı-budaklı, her sene tohumdan yetişen;
beyaz, pembe, kırmızı ve mor renkte çiçek açan bir bitkidir.Olgunlaşan
haşhaş bitkisinde, fındık ve küçük portakal büyüklüğünde bir
kapsül(koza) oluşur. Kozanın kendisi bir uyuşturucu madde değildir.Afyon
ve türevlerinin elde edildiği bir kaynaktır.
Haşhaş bitkisinin değeri elde edilen morfinin
yüzdesinin yüksekliğiyle ölçülür.
Afyonun keskin, hoş olmayan kokusu ve acı bir tadı
vardır.Bileşiminde takriben; % 10 morfin, %5 kodein , %6 narkotin
bulunabilmektedir. Ayrıca afyonun içeriğinde şeker, protein, kauçuk yağı
gibi maddelerle birlikte sayıları 25'i geçen alkaloid denilen zehir
mevcuttur. Afyonun en önemli ve başlıca alkaloidi morfindir.(Alkaloid:içeriğinde
bulunan diğer maddelerin genel adı.)
|
 |
 |
 |
 |
|
Ham Afyon |
İşlenmiş Afyon |
Afyon Sakızı |
Afyon Sakızı |
MORFİN
1805 yılında
Almanya'nın Hannover kentinde çalışan eczacı Friedrich Wilhelm Adam
Serturner, amonyaklı bir eriyik yardımıyla afyondan morfini ayırmış,
hayvan deneyleri sonucu bu maddenin uyku verdiğini bulmuş, yunan
mitolojisinde uyku tanrısının adından esinlenerek bu maddeye morfin
adını vermiştir. Serturner morfinli yaptığı araştırmaların 1812 yılında
Afyonun Analizi adı altında yayınlamıştır.
Haşhaş bitkisinden çıkan afyon somunundan elde edilen
morfin, morfin hidro klorür yada morfin sülfat tuzu olarak kullanılır.
Morfin hidroklorür beyaz ince uzun kristaller şeklinde olup suda %25,
alkol ve gliserinde kolay erir. Morfin sülfat, beyaz kuştüyü gibi
yumuşak olup suda %15, alkol ve eterde daha düşük oranda erir.
Morfin afyonun
içinde doğal olarak bulunan bir alkoloiddir. Afyonun üretildiği bölgeye,
özelliklerine ve niteliklerine bağlı olarak içinde %8-20 arasında morfin
bulunabilir. Genel olarak %14-15 arasında morfin içeren afyonun iyi ve
beğenilen nitelikte olduğu kabul edilmiştir.
KODEİN
Afyondan elde
edilen kodeinin kimyasal yapısı metilmorfindir. Renksiz beyaz kristaller
yada toz şeklinde bulunur. Suda %1 oranında, alkol ve klaroformda daha
yüksek oranda erir.
Kodein ilk olarak 1833 yılında Fransa'da, Bobliquet
tarafından afyondan ayrıştırılmıştır. Kodeinle ilk klinik araştırmayı
1834 yılında yapan Barbier, 65-130 miligram arasında değişen
miktarlarında uyuşturucu ve uyku verici etkisi olduğunu göstermiş, buna
keyif hali ve rahatlık veren etkileri de eklemiştir.
METADON
Metadon,
içerisinde afyon içeren tıp alanında kullanılan tıbbi bir ilaçtır.Yanlış
kullanımlarında bağımlılık yapması kaçınılmazdır. Bu ilacın doktor
kontrolü dışında kullanılması insanlar üzerinde ciddi tehlikeler
oluşturur.
EROİN
Eroin morfinin
yarı sentetik bir türevi olup kimyasal yapısı diasetil morfin
hidrokloriddir. Beyaz renkli, suda kolay eriyen bir tozdur. Morfinden
daha güçlü analjezik etkisi vardır.
Eroin ilk olarak Almanya'da Bayer fabrikalarında
çalışan kimyacı Dresser tarafından elde edilmiştir.
Beyaz toz eroin saf olarak satılmaz, satıcıların
"katkı" adını verdikleri maddelerle karıştırılarak satışa hazır hale
getirilir. Bu katkılı halinden sonra kahverengi tonlarında olur.
KENEVİR VE TÜREVLERİ
Esrar, dünyanın
hemen tüm coğrafi kesimlerinde yetişebilen kenevir bitkisinden elde
edilmektedir. Bitkinin özsuyunda bulunan uyuşturcu aktif maddesi Tetra
Hydro Cannabinol'ü haşhaş bitkisinde olduğu gibi kolayca elde etmek
mümkün değildir. Ancak, bitkinin kendisinin çeşitli yollarla işlenmesi
sonucunda içindeki özsuyunu muhafaza etmesi sağlanarak kullanımı mümkün
olmaktadır. Bir de bitkinin gövde ve yaprak bölümlerinde bulunan aktif
maddenin değişik oranlarda olması nedeniyle bikinin değişik
bölümlerinden ayrı esrar üretim yapılması esrar maddesinin çeşitlerin
daha da arttırmaktadır.
REÇİNE VE ESRAR
Kenevir
bitkisinin yapraklarının üzerindeki reçinenin çıkarılmasıyla elde edilen
esrara "reçine esrar" denir.
|
 |
 |
 |
|
Hint Keneviri |
Bitkisel Kenevir |
TOZ ESRAR
Kenevir
bitkisinin yapraklarının toplanarak kurutulması sağlandıktan sonra
elekten geçirmek suretiyle elde edilen esrara "toz esrar" denir.
PRES
ESRAR

Kenevir bitkisinden elde edilen
maddenin nakliyesini kolaylaştırma amacıyla çeşitle şekillerde
preslenmesi sonucu oluşan esrara; "pres esrar" denir.
GONCA ESRAR
Kenevir
bitkisi içerisindeki aktif maddenin fazlaca bulunduğu üst yapraklardan
elde edilen esrara "Gonca esrar" denir.
SIVI ESRAR
Kenevir
bitkisinden elde edilen esrarın damıtılmasıyla likit esrar elde edilir.
UYARICILAR
AMFETAMİN
Amfetaminler;
ruhsal yaşantıyı uyaran ilaçlar arasında yer alır. Amfetaminlerin temel
yapısını, fenilatilamin çekirdeği oluşturur. Kimyasal yapılarına göre,
uyarıcı etkileri birbirinden farklı, değişik amfetaminler vardır; en çok
tanınanları şöyle sıralanabilir:
-Amfetamin (benzedrin)
-Amfetamin (Dexedrine)
-Metamfetamin (Desokxyn)
-Metilfenidat (Ritalin)
-Fenmezatin (Preludin)
Bunlar
arasında bağımlılar tarafından yaygın olarak kullanılan amfetamin(benzedrin)
ve D-Amfetamin (Dexedrine)'dir.
1920 yılında ABD'de
solunum yolları ve benzeri hastalık tedavisinde kullanılan efedrinden
daha etkili bir madde araştırılırken amfetaminler rastlantı sonucu
bulunmuştur. Önceleri ağız ve burun yoluyla kullanıldığında sadece
solunum yollarını genişlettiği sanılan bu maddenin beyin ve merkezi
sinir sistemi üzerindeki etkilerinin tanınması 1930 yılına kadar süren
çalışmalar sonucu gerçekleşmiştir.
1940 yılından
sonra değişik hastalıkların tedavisi için oldukça geniş uygulama alanı
bulan amfetaminlerin tedavi sınırları bağımlılık yapmaları ve yan
etkileri sebebiyle gittikçe daraltılmış 1970'li yıllardan sonra da
belirli bir-iki hastalığa indirilmiştir.
Dünyada zayıflama
amacıyla amfetamin yada bu maddeyi içeren ilaçları kullananlarda
bağımlılık yapması yan etkisi olması ve ruh hastalıklarının ortaya
çıkması nedeniyle uygulama alanlarından kaldırılmıştır. Bugün;
amfetaminler ender olarak aşağıdaki durumlarda kullanılmaktadır:
Narkolepsi adı
verilen, gün içinde özellikle tekdüze işlerin yapıldığı sırada ortaya
çıkan önüne geçilmez derecede güçlü bir uyuklama durumu olan ve ender
görülen bu hastalığın tedavisinde;
Hiperaktif adı
verilen, aşırı derecede hareketli olan çevreye uyumu güç ve okul
başarısı düşük olan, beyin zedelenmesi geçirmiş çocukların tedavisinde;
Bazı
sara(epilepsi) türlerinde yardımcı ilaç olarak.
Bu ilaçlar ruhsal
çöküntü durumların tedavisinde, yalnız yada diğer antidepresan ilaçlarla
birlikte kullanılan amfetaminlerin kaygı, tedirginlik, intihar
eğilimleri ve eylemlerini arttırdığı görülerek bu tür uygulamalardan
vazgeçilmiştir.
KOKAİN
Güney Amerika
kıtasının Kuzey ve Kuzeybatısı boyunca uzanan yüksek And dağlarındaki
ılıman iklim koşullarında yetişen ve Erythoxylon Coca olarak
adlandırılan bitkinin yapraklarından elde edilen bir alkoloiddir.Merkezi
sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkiye sahip bir uyuşturucu maddedir. Baz
kokain beyaz kristalize bir tozdur.
İlk kez 1860
yılında Alman kimyacı Albert Niemann tarafından koka yapraklarından
ayrılarak elde edilmiştir. Bir alkaloid olan kokainin kimyasal yapısı ve
etkisi atroponi andırır, kokain beyaz bir toz olup suda erir.
Kokainin
hammaddesi Kolombiya'da yerleşik kokain kartelleri tarafından; Peru,
Kolombiya sınırında işlenerek Kolombiya'da üretilen kokainle birlikte
Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerine sevk edilmektedir. İkinci büyük koka
yaprağı üreticisi olan Bolivya'nın Chapare vadisinde geniş koka üretim
alanları bulunduğu, elde edilen hammaddenin komşu ülkelerden temin
edilen kimyasal maddelerle burada kimyasal işlemlere tabi tutulduğu
bilinmekte ise de, son zamanlarda Kolombiya kokain kartellerinin bu
ülkedeki uyuşturucu pazarında söz sahibi oldukları anlaşılmıştır. Kısaca
Kolombiya kokain kartellerinin dünyadaki kokain piyasasının büyük bir
bölümünü ellerinde tuttukları söylenebilir. Adı geçen üç ülke dışında,
Venezüella, Panama, Brezilya, Arjantin ve Ekvator'da da az miktarda
kokain üretimi olduğu bilinmektedir.
|
 |
 |
 |
|
Kokain Macunu |
İşlenmiş Kokain |
Hidroklorik Kokain |
KAFEİN
Kahve tohumunda
bulunan Kafein, kahvenin etkili maddesi olup, merkezi sinir sistemi
üzerinde hafif bir uyarıcı etkisi vardır. Kafein laboratuarlarda sentez
yoluyla da elde edilir. Kafein ve Kafein içeren ilaçlar tıp alnında
dolaşım ve solunum sistemini güçlendirici olarak kullanılır. Ancak ilaç
olarak kullanılan Kafeinin kötü kullanımı ve bağımlılık yapması söz
konusu değildir.
Kafeine bağlı
kötü kullanım ve bağımlılık Kafein içeren kahve ve içecekler için söz
konusudur. Az miktarda alınan Kafein yorgunluğa karşı direnci yükseltir.
Kısa bir süre beden gücünü, zihin çalışmasını, iş verimini artırır,
uykuyu kaçırır, uzun süre kullanılması sonucu ruhsal bağımlılık
yapmasına karşın fiziki bağımlılık yapmaz. Kimi kişilerde kafeine karşı
aşırı duyarlılık vardır çok az miktarda alınsa bile kalp vurum sayısını
artırır, baş dönmesi, bulantı ve kusma yapabilir.
SENTETİKLER
Bu maddelerin
temel özelliği; ruhsal yaşantıyı bozmaları, değiştirmeleri ve
karıştırmalarıdır. Sentetik uyuşturucular doğal uyuşturucuların
karşılığı olarak, çeşitli kimyasal yollarla üretilmiş olan suni
uyuşturuculardır.Sentetik uyuşturucular insanların sinir sisteminde
yapmış oldukları etkilere göre;Depresantlar,Stimulantlar,Halusinojenler
gibi sınıflandırmaya tabi tutulmuştur.Günümüzde, en az tabii narkotikler
kadar tehlikeli olan bu maddelerin, kötüye kullanımındaki kolaylık
nedeniyle gün geçtikçe tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır.
ECSTASY-Metilen
Dioksi Met Amfetamin(MDMA)
Merkezi sinir
sistemini uyaran Ecstasy, halusinasyonlara da sebep olabilen amfetamin
türevi bir sentetik uyuşturucudur. Tablet, kapsül, toz veya sıvı
şeklindedir.
İlk olarak
"çeçe sineği" gibi böcekler soktuğunda insanları uyku halinden kurtarmak
için 1912 yılında üretildiği bilinen ecstasy; uyuşturucu olarak ilk defa
1985 yılında Hollanda'da rapor edilmiştir. Sağlık uzmanları, bu
maddelerin merkezi sinir sistemine ve vücuda olan zararlarını sürekli
olarak bildirmektedirler.
Moda
uyuşturucular olarak bilinen bu tip sentetik maddeler, genelde var olan
etkin maddenin özel muameleler ve kimyasal yöntemlerle moleküler anlamda
değişikliğe uğratılması neticesinde birtakım ara maddelerin de
katılmasıyla üretilmektedir.
Ecstasy; "3.4
Metilendioksimetamfetamin"in (MDMA) yaygın ismidir. Ecstasy,
feniletilaminler ve halüsinojenik meskalin maddesinin yapısı ile
benzerlik gösteren bir kimyasaldır. MDMA tableti alındıktan sonra
uyarıcı etkiler hissedilir. Uyuşturucu üreticileri, var olan
uyuşturucuların moleküler yapılarını değiştirerek yeni uyuşturucular
üretmek ve pazara yeni maddeler sürmek amacını güderler.
Amfetamin
kelimesi çok kalabalık uyarıcılar grubu için kullanılan bir kelimedir.
Speed (hız) olarak bilinirler. Değişik amfetaminlerin çok benzeşen
kimyevi yapıları ve etkileri vardır. Tecrübeli kullanıcılar dahi
hangisini kullanmış olduklarını anlamayabilirler. Dextroamfetaminler ve
Methamfetaminler en çok karşılaşılan iki çeşididir.
Bunlara örnek olarak şu maddeler
gösterilebilir:
MDEA: MDMA'dan daha hızlı (2-3
saat) fakat daha kısa süreli bir maddedir.
MDA: Etkisi MDMA'dan daha uzun
süren (8-12 saat) ve daha güçlü etkileri olan bir maddedir.
DOB: Güçlü ve (18-30 saat) çok
uzun süreli hayal gösterici etkileri olan bir maddedir.
MDOH: MDA ile benzer etkilere
sahip bir maddedir. Fakat etki süresi daha kısadır (3-6 saat). Etkiler
geçtiğinde şiddetli bitkinlik ve uyuşukluk hali görülür.
CAPTAGON
Sentetik
bir uyuşturucu türüdür.Önceleri Almanya'da yasal olarak üretilen bu
maddenin üretimi, kötüye kullanımının artması üzerine
durdurulmuştur.Üretiminin durdurulmuş olması ile birlikte yasal olmayan
yollardan,yüksek kazanç elde etmek için çeşitli ülkelerde kaçak olarak
üretilmeye başlanmıştır.
Piyasaya captagon ticari adı ile
sürülen ve etken madde olarak fenetylline içeren bu uyuşturucunun
özellikle Arap ülkelerinde kullanımı yaygındır.
Captagon üretiminde tespit edilen
iki aşama vardır.Birincisi fetylline maddesinin imal edildiği kimyasal
aşama,ikincisi ise elde edilen etkin maddenin tablete dönüştürülmesi
olan fiziksel aşamadır.Yapılan araştırmalar göstermiş ki; yasadışı
yollardan captagon üretimi yapan şahıslar, daha fazla uzmanlık,zaman ve
laboratuar malzemesi gerektirdiğinden,fenetylline maddesini doğrudan
temin edip, ikinci aşama olan ve çok uzmanlık gerektirmeyen fiziksel
aşama devresinden itibaren üretime geçmektedir.
Önceleri etkin
maddesi fenetylline olarak üretilen ve satılan captagonun, üretiminin
yasaklanması neticesinde yasadışı yollardan gizli laboratuarlarda
üretilmeye başlanması ile etkin maddesi ve içerisinde ne olduğu tam
olarak bilinmeyen, ancak hapların üzerlerindeki captagon logolarından
dolayı captagon adı ile satışı yapılan, farklı özelliğe sahip haplarda
tespit edilmiştir.
METHAMFETAMİN
Amfetaminin çok
aşırı bağımlılık yapan ve oldukça yüksek zehirleyici özelliği bulunan
şeklidir.Kısaca METH olarak bilindiği gibi, şeffaf kaya gibi görüntüsü
nedeniyle "ıce"(buz) olarak da bilinir.Etkisi, ne kadar kullanıldığına
bağlı olarak 2-24 saat arasındadır.
LYSERGİC ASİD
DİETHYLAMİD (LSD)
Çavdar mahmuzu (claviceps
purpurea) genel olarak arpa, buğday, çavdar ve mısır gibi tahıl ürünleri
üzerinde asalak olarak yaşayan zehirli bir mantardır. Bu mantarın dışı
koyu mor, içi açık mor ya da pembe renktedir. Toprakta yetişen beyaz ya
da krem renginde olan türleri de vardır.
1938 yılında
İsviçre'nin Basel kentinde Sandoz İlaç Firması laboratuarlarında çalışan
Albert Hoffman çavdar mahmuzundan bulunan çeşitli alkaloidlerden sentez
yoluyla LSD elde etmiş bu maddeyle laboratuar araştırmaları ve hayvan
deneyleri yapmıştır.
Mürekkeple yazı
yazıldığında fazla mürekkebi emen kağıt gibi renkli, parlak, çıkartma
gibi veya emici kağıt tabakalarında emdirilmiş olarak, renkli tabletler
veya emici kağıt şeklinde, su gibi renksiz sıvı ve ince jelatin kareleri
şeklinde satılır.
Tatsız, kokusuz
olan LSD toz halinde yada çeşitli maddelere emdirilmiş halde de
bulunabilir.
30 gram LSD 300.000
doz için yeterlidir. Bir toplu iğne başı kadar LSD; kullanan şahsın
kendisinden geçmesini sağlaması için yeterlidir. Eğer bu miktar biraz
fazla alınacak olursa insanı çıldırtır bunun devamında ise intiharlar ve
cinayetlerin gelmesi kaçınılmazdır.
GAMMA
HYDROXYBUTYRATE (G H B)
Önceleri vücut
çalışması yapanlarda kas büyümesini uyarmak için kullanılırken, son
yıllarda eğlence partilerinde suiistimal edilmeye başlanmıştır.
Elektrik
panellerini temizlemeye yarayan bir kimyeviden sentez edilmiş olup, sıvı
ve toz halindedir.Çoğunlukla ecstasy ile birlikte kullanıldığı
bilinmektedir.
Kokusu ve tadı
yoktur, etkisi 1-3 saat sürer.Kokusu ve tadı olmadığından, içki veya
içilen herhangi bir şey içine kolayca karıştırılmaktadır.
KETAMİNE
HYDROCHLORİDE(KETAMİN)
Hayvan
ameliyatlarında, anestezide kullanılan "Özel K" denen madde," Ketamine
Hydrochloride"dir.Özel K denen bu uyuşturucu, ketaminin ocak üstünde
ısıtılarak sıvıdan toza dönüştürülmesi ile elde edilmektedir.Çok güçlü
halusinasyona yol açar.Etkisi yarım saat ile iki saat arasındadır."Rave
" denilen çılgın partilerde Özel K olarak gündeme gelmiştir.
PHEN CYCL İDİNE
(Piperidin) (P C P)
P C P ilk
kez 1950'li yıllarda genel anestezi ilacı olması amacıyla geliştirilmiş
ve kullanım alanına girmiştir. Damar ya da kas içi yolla kullanıldığında
çevreden kopma, soyutlanma, uzaklaşma ve kişilik bölünmesi, parçalanması
durumuyla birlikte giden belirtilere yol açar. Bilinç bozulur, karışır,
kaybolur.
Beyaz kristal
toz şeklinde yada yasa dışı uyuşturucu dünyasında tabletler, kapsüller
ve renkli tozlar şeklinde görülür. P C P kullanan bir çok insan,
bilmeden kullanıyor olabilir, çünkü P C P katkı maddesi olarak
kullanılmaktadır. L S D ve Metamfetaminlere ilave edildiği
bilinmektedir. Etkisi 2-4 saat sürebilir.
SAKİNLEŞTİRİCİLER
Bu maddeler
morfin yerine geçen sentetik maddelerdir. Bunlar beyaz tabletler
şeklinde hazırlanır, üzerlerine çeşitli renklerde tabakalar da
geçirildiği görülmüştür.
Günümüzde en az
doğal uyuşturucular kadar tehlikeli olan bu maddelerin suistimali gün
geçtikçe tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır.
Tıbbi amaçlar
için imal edilen sentetik uyuşturucuların mutlak surette hekim
kontrolünde kullanılması gerekmektedir.
Ülkemizde Sağlık
Bakanlığınca yürütülen yeşil ve kırmızı reçete tatbikatı bu tür ilaçlar
için başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Sentetik uyuşturuculardan
sayılan bu ilaçlardan uyarıcılar KIRMIZI REÇETE, uyuşturucular ise YEŞİL
REÇETE ile satılabilmektedir.
Barbituratlar
Merkezi sinir
sistemini etkileyerek yatıştırıcı, teskin edici etkinlik gösterirler.
Sentetik olarak değişik renk, hacim ve şekillerde kapsül veya tabletler
halinde üretilir, tıp alanında kullanılan 30 kadar çeşidi vardır. Bu
ilaçlar doktor tarafından hastayı sakinleştirmek veya uyutmamak için
verilir.
Barbituratlar
300 mg. alındığında derin bir uyku hali meydana getirir, 4-8 saat arası
sürebilir.1000 mg. alındığında ise ölüm meydana gelebilir. Ayrıca
barbituratlar alkol ile alındığında da ölüm gerçekleşir. Bu maddeler
ağız yolu ile alınır, suda eritilerek deri altına zerk edilebilir.
Barbituratlar
alındığında alkol sarhoşluğunun belli özelliklerini gösterir. Fark
sadece kokularıdır, barbituratlar kokusuzdur. Bu maddenin kullanımının
suiistimali sonucunda; uyuşukluk, sinirlendirici davranış, kahkaha,
sendeleme, intizam bozukluğu, reflekslerde zayıflama, artan terleme, göz
bebeklerinde küçülmedir. Aşırı dozda, şahsın şuursuz halde kendini
kaybetmesini sağlar. İlacın bırakılması durumlarında; uykusuzluk,
bulantı, ve kusma, karın krampları, titreme, şüphecilik, halsizlik ve
gayri ihtiyari kas hareketleri gibi sorunlar ortaya çıkar.
Trankizanlar
İnsanları
sakinleştirmek ve kullananın akli ve fiziki uyanıklılığını artırarak,
mevcut endişelerini gidermek üzere kullanılır. Ülkemizde reçete ile
verildiği halde bazı ülkelerde reçetesiz satılmaktadır. Yüksek dozların
altında iken ve ani vazgeçmelerde barbituratlarda görülen sorunlar
ortaya çıkar.
Sedatifler
Akli ve fiziki
aktiviteyi ve uyanıklığı yatıştıran ancak barbituratların aksine uykulu
hal alınmasını önleyen sentetiklerdir. Bunu kullananlar ilk önceleri
kendilerini cesur ve iyi hissetseler de sonrasında kendilerini yalnız ve
çevresinde kaybolmuş hissederler.
UYUŞTURUCU SÖZLÜĞÜ
Afyon:
Haşhaş bitkisinin kapsüllerinden elde edilen bir sakızdır.
Amphetamin:
Saf halde iken renksiz, uçucu bir sıvıdır. Ağır kokusu ve
yakıcı tadı vardır.
Burundanga:
Amerika yerlilerinin borazan biçimli beyaz ve pembemsi çiçekli, yeşil ve
geniş yapraklı bitkiye verdikleri isim.
Depresyon :
Fizik veya moral çöküntü. Ruhi ve bedeni düşüklük. Bitkinlik. İç
sıkıntılar.
Doğal :
Tabii, natürel
Dolophine:
Methadonun piyasadaki adı.
Emosyon :
Heyecan
Enpotans :
İktidarsızlık
Eroinman :
Eroin bağımlısı, eroin müptelası
Esrarkeş :
Esrar çeken, esrar bağımlısı ,esrar müptelası
Halüsinojen :
(Hayal gösteren - evham veren) hayal ve vehimler oluşturan kimyasal
maddeler. Hakikatte olmayan hayallere sebep olan maddeler.
Haşiş:Esrar
yapımında, ince elekten çıkan ilk kaliteye verilen ad.
Hepatit :
Karaciğer arızaları, zafiyeti...
Hezeyan :
Sayıklama, saçmalama... Delüzyon. Gerçek dışı, akıl ve mantık yolu ile
düzeltilemeyen yargı hataları. Kaynağı şuuraltı dürtülerdir. Şüpheci
kişilerde gelişir. Çeşitleri vardır.
Ice:
Renksiz, kokusuz, parlak, yarı beyaz, yarı saydam
kristallerden oluşan uyuşturucu madde.
İnhalasyon :
Buğu, gaz veya ufak damlacıklar halindeki sıvıların
solunması .
İnhalants :
Solukla içeriye çekilen ilaçlar, uçucular, çözücüler...
Kodein:
Afyon kozası veya afyondan mevcut olup, çoğunlukla
morfinden kimyasal yolla elde edilir.
Kokain:
Beyaz toz (Kristalize pudra) görünümlü uyuşturucu bir
madde.
Marihuanna:
Esrarda ikinci kalite mal.
Methadon:
Norkotikler gurubundan uyuşturucu bir madde.
Morfin:
Afyondan kimyasal işlemlerlerle üretilir. Afyon içindeki
en tanınmış alkoloid (zehir) dir.
Morfinman :
Morfin tiryakisi, morfine bağımlı (müptela)...
Morfinmani :
Morfin kullanma hastalığı.
Narkotik :
Afyon ve türevleri soyundan olan uyuşturucu maddeler...
Paranoid :
Psikoz denilen ruh hastalığının heyecanlı tepkileri. Herkesten
şüphelenir. Bakış, gülüş ve özel konuşmalardan huylanır. Ortadan
olayları kendi aleyhinde olarak değerlendirir. Kendisine komplo,
suikast, hıyanet, hakaret şeklinde algılar herkese düşmanı imiş gibi
bakar. Kibir, istihza, ima yüklüdür. Öyle konuşur.
Psikoterapi :
Telkinle tedavi, ruhsal yönlendirme ile bağımlıyı
tehlikeden kendi iradesiyle uzaklaştırma işlemi.
Reçine:Dişi
kenevirin tepe çiçeklerinden ve yapraklarından elde edilen koyu sıvıdır.
Sedatif :
Sakinleştirici. Müsekkin. Ağrı dindirici.
Sentetik :
Kimyasal işlemlerle elde edilen.
Stimulant :
Uyarıcı, uyandırıcı, kamçılayıcı, tenbih edici, münebbih.
Şizofreni :
Dış alemle irtibatın (ilginin) kesilip içe kapanma olarak
açıklanan akıl hastalığı...
Toksin :
Mikrop v.s. nin ifraz ettiği zehir.
Toksik :
Zehirleme niteliği olan, zehirleyici madde...
Toksikoman :
Toksit maddelerini kullanma bağımlısı ... (Bunlar çeşitli
suçlar ve cinayet de işleyebilirler ) Kesin tedavi yok, geçici ve
hafifletici tedaviler olabiliyor. Türlü çeşitleri ve tezahürleri var.
UYUŞTURUCU TUZAĞI
Uyuşturucuya
Alıştırma Yöntemleri
Unutmayın , eroin bağımlılığının
ilk adımı arkadaş kıyağı ile atılır .
Eğer arkadaşınız , gerçektende
arkadaş değil de bir "ayakçı" ise, birkaç hafta sonu devam eden bu
kıyakçılığı " bombalama" denilen ikinci aşama izler. Bu aşamada bir gün
ziyaretinize gelen ayakçı, kıyağını yaptıktan sonra giderken,
nasılsa yanındaki yüklüce miktarda eroini almayı unutuverir.
Bir eroinmanın malını asla unutmayacağını bilmediğiniz için
kuşkulanmazsınız. Birkaç gün gelip almasını beklersiniz. Gelmez. Bir
gün, "yahu şundan bir kere çeksek ne olur sanki?" dersiniz. Sonra bunun
gerisi gelir. Mal bittiğinde bombalanmışınız demektir. Artık bir eroin
bağımlısı olarak, her yerde kıyakçınızı, daha doğrusu ayakçınızı arar ve
kolaylıkla bulursunuz.
Özellikle genç yaştaki insanlar
arasında, guruptan bir yada birkaç kişinin uyuşturucu kullanması ,
diğerlerinin de en azından bir kez denemesi için yeterli bir neden.

Gençler , birbirlerine sigara
ikram eder gibi yada hastalığını iyileştirmek amacıyla ilaç verir gibi
uyuşturucu sağlayabiliyorlar. Gençler, arasındaki sohbetin dışında
kalmasını istemedikleri arkadaşlarını da kendileri gibi uyuşturucu
kullanmaya zorlayabilirler. Kullanmaya itiraz eden arkadaşlarını
dışlıyor yada "arabesk" türü tanımlamalarla , kendilerince
aşağılama yolu seçiyorlar.
Okul önleri de artık satıcılar
için vazgeçilmez mekanlardan. İstanbul'da bulunan pek çok okulun
kapısında , özellikle çıkış saatlerinde uyuşturucu satıcılarına
rastlanıyor.
Okul yönetimi nemi yapıyor? Hayır
onların okulunda uyuşturucu kullanan öğrenci yok ki. Neden böyle bir
konuyu düşünsünler?
Esrar bağımlıları , kullandıkları malın içine eroin karıştırılarak bu
uyuşturucuya da alıştırılabilirler Eroin krizleriyle birlikte de
bağımlılık başlar.
Uyuşturucu
Kültürünün Sebepleri
Toplumu ayakta tutan , ona yücelme
ve yasama gücünü kazandıran , manevi , ahlaki ve hamasi değerlerini
çürüterek , sömürgeci devletlerin uydusu halin getiren bir soğuk harp
uygulamasıdır. Dış güçlerin ve içerdeki ajanlarının ve bunlarla
işbirliği yapan mafya üçlüsünün organize çalışmaları. Her zaman mafyanın
ağına takılmaya hazır "sokaktaki başı boş insanlar ve çocuklar"
Unutulmaması gereken bir önemli husus da : Beyaz zehir alışkanlığının
gelişmesinde , içinde türlü uyuşturucular taşıyan ve son yıllarda
karaborsaya da tekel çizgisinde hükmeden ithal sigaraların ve kolalı
mamullerin keza , çikletlerinde payı zannedildiğinden çok fazla.
MADDE KULLANIM NEDENLERİ
Bilgisizlik :
Tehlikeden habersiz ve bu sebeple
konuyu hafife almak.
Özenti:
Özenti sergilemede en önemli payın
medyaya ait olduğu rahatlıkla söylenebilir.
Bira-bahane:
Diskotek ve diğer kafabulma-eğlenme
yerleri. Bunlar beyaz ölüm değirmeninin çarkları ve tuzaklarıdır. Giren
büyük ihtimalle öğütülür. Gurup baskıları: kötü arkadaş.
Merak:
Denerim, bırakırım kafası. Fakat
bir veya iki deneme genci belki de dönüşü olmayan yola sokmaya yeterli
gelmektedir.
Moda:
Çevreye
uyma havası... Bozuk çevre ve hasta toplum. Bilindiği gibi hastalıklarda
insandan insana kolaylıkla geçebilir. Gençlerde tehlike sevgisi , cinsel
bozukluklar , kendini aşma , ispatlama içgüdüsü veya gayreti. Genetik
yapının maddeye yatkınlığı. Gençlerdeki manevi boşluk inanç zaafı. Bozuk
aile ve hasta toplumdan kaynaklanan güvensizlik duygusu. Gelecek
karşısındaki kaygılar strese, sıkıntıya ve yalnızlığa itiyor. Aile
yapısındaki bozukluklar , geçimsizlikler. Ahlaki manevi zaaflar. Yine
ailelerdeki ekonomik bozukluklar çoklukla normaliteyi bozar.
Bilhassa yokluktakini bunalıma ve intihara , varlıktakini şımarıklığa ,
taşkınlığa , tahribe yöneltir. Eğitimdeki zafiyet ,
yetersizlik ve yanlışlıklar. Maddeci felsefeye dayalı eğitimler
insanları bencilliğe (egoizme) , şahsi çıkarcılığa iten temeldeki
sebeplerdir.
Arkadaş çok önemli
Çocuklar ve gençler aileden ve
okuldan , zamanla arkadaş çevresinden etkilenirler. Arkadaş çevresinde
kabul edilmek için gençler, ekseriya çevresinin baskısına dayanamaz
aşağılık duygusu ile uyuşturucu kullanır. Sanıldığının aksine ,
uyuşturucu ile ilk temas , sokak başında bilinmeyen satıcı vasıtası ile
değil , bilakis arkadaş çevresiyle olmaktadır.
ÖNLEME
Gençlerin madde kullanmaya
başlamasını önlemede ailelerin çocukları ile ilişkilerinin kalitesi
önemli bir yer tutar. Çocukları ile kuvvetli sevgi ilişkisi olan doğru
ve yanlışları öğreten, davranışları için uygulanabilir kurallar koyan,
bunların uygulanmasını sağlayan ve çocuklarını gerçekten dinleyen
ebeveynler çocuklarının uygun bir aile ortamında yetişmesini sağlamış
olurlar.
İnsan ihtiyaçları,
sonsuzdur.Çocuğunuzun yaşını sosyal çevresini, ihtiyaçlarını göz önünde
bulundurarak ne kadar harçlık vereceğinizi belirleyiniz. Belirlenen bu
rakam ihtiyaçların üzerinde yada bu ihtiyaçları karşılayamayacak
miktarda olmamalıdır.
Değerlerin öğretilmesi:
Her
ailenin bazı prensip ve standartlarla belirlenmiş davranış beklentileri
vardır. Sosyal, ailesel ve dini değerler gence alkole ve maddeye hayır
demeleri için nedenler bulmasını ve kararlılıklarını kesin bir şekilde
sürdürmelerini sağlar.
Aile değerlerinizi çocuğunuza açık
bir şekilde öğretebilmeniz için:
İzin alması için gerekli olan
değerleri açık bir şekilde belirtin ve dürüstlük, sorumluluk alma ve
kendine güvenin neden önemli olduğunu, bu değerlerin iyi kararlar
vermede nasıl yardımcı olacağı hakkında konuşun.
Kendi davranışlarınızın
çocuğunuzun değerlerinin gelişmesini nasıl etkilediğini sakın unutmayın.
Çocuklar kendi anne-babalarının davranışlarını taklit ederler. Örneğin
sigara içen anne ve babaların çocuklarının sigara içme yüzdesi daha
yüksektir. Sigara içme, alkol ve yatıştırıcı ilaçları alma
davranışlarınızı yeniden gözden geçirin. Unutmayın ki sizin bu maddeye
karşı tutumunuz çocuğunuzun alkol veya madde kullanıp kullanmamaya karşı
belirleyeceği tutumu şekillendirecektir. Bu zaman zaman aldığınız alkolü
tamamen kullanmamanız anlamına gelmektedir. Çocuklar bağımlılık
düzeyinde, kendisine ve ailesine zarar verebilecek düzeyde alkol
kullanımı ile sosyal içicilik arasındaki farkı anlayabilirler.
Çocuğunuzun asla sizin içkinizden
tatmasına izin vermeyin. Böylece çocuk, erişkinler için yasal ve
kullanılabilir olan alkolün çocuklar için yasal olmayan bir madde
olduğunu görebilir.
Kendi söz ve davranışlarınız
arasında ki uyuma dikkat ediniz. Çocuğunuzun sizinle özdeşim kurduğunu
unutmayınız. Çocuğunuzdan beklediğiniz davranışları sizin
gösterdiğinizden emin olunuz. Çocuğunuz sizi model alır. Sizin
davranışlarınızın, tutumlarınızın, sorunlarla başa çıkma yollarınızın
benzerlerini çocuğunuzda görebilirsiniz.
Çocuğunuzun sizin aile
değerlerinizi anladığından emin olunuz. Aileler bazen çocuklarının
nadiren veya hiç konuşmadan değerleri aldıklarını düşünürler. Bu doğru
değildir. Bunlar, aile yemek için bir araya geldiğinde konuşulabilir.
Alkol ve Diğer
Maddelere Karşı Kuralların Konması ve Bunların Uygulanması:
Kuralların konması işin sadece
başlangıç kısmıdır. Önemli olan bunların uygulanmasıdır. Kurallara
uyulmadığında uygulanacak yaptırımlar da önceden belli olmalıdır.
Açık olun. Kuralların nedenlerini
açıklayın. Kuralların neler olduğunu ve nasıl bir davranış beklediğinizi
söyleyin. Kurallara uymamanın sonuçlarını, yani yaptırımın ne olacağını,
nasıl uygulanacağını ve ne kadar süreceğini tartışın.
Tutarlı olun. Çocuğunuzun alkol
veya madde kullanmaması konusundaki kuralların evde, arkadaşında ve her
yerde geçerli olduğundan emin olun.
Makul olun. Daha önce
kararlaştırılmamış yeni kuralları ve cezaları çocuğunuzla tartışmadan
uygulamayın. "Baban eve geldiğinde seni öldürür" gibi gerçekçi olmayan
tehditlerden kaçının. Bunun yerine sakin bir şekilde tepki verin ve daha
önce kararlaştırmış olduğunuz cezayı uygulayın.
Alkol ve
Maddelerin Etkileri Hakkında Bilgi Sahibi Olma:
Aileler; alkol ve uyuşturucu
maddeler hakkında bilgilenmeli, tehlikeyi kendilerinden ve çocuklarından
çok uzaklarda görmemeli, tehlikeden uzak kalabilmek için tedbirler
geliştirmelidirler.
Çocuğunuzla
Konuşma ve Onu Dinleme:
Bir çok aile çocuğu ile alkol ve
diğer maddelerin kullanımını konuşmaktan kaçınır. Bazıları kendi
çocuklarının böyle maddelerle karşılaşmayacağını düşünür. Bazıları ise
bunu nasıl konuşacağını bilmediği için veya böyle fikirleri çocuğun
kafasına koymak istemediği için konuşmaz.
Çocuğunuz böyle bir problem
yaşayıncaya kadar beklemeyin. Tedavi programlarına giren bir çok genç
ailelerin öğrenmesinden önceki en az iki yıldan beri madde
kullandıklarını açıklamaktadırlar. Çocuğunuzla madde ve alkol hakkında
daha erken konuşmaya başlayın ve iletişim kanallarını açık tutun.
Tüm cevapları bilmeme
olasılığından endişe etmeyin. Çocuğunuz bununla ilgili olduğunuzu bilsin
yeter. Birlikte cevapları araştırabilirsiniz.
Aşağıda çocuğunuzla alkol ve madde
hakkında konuşabilmenizi sağlayacak bazı ipuçları bulacaksınız.
İyi bir dinleyici olun.
Çocuğunuzun size problemlerini veya sorunlarını getirebileceğinden emin
olun. Çocuğunuzun size söylediği şeyleri dikkatle dinleyin. Öfkenizi
kontrol edin, şiddetten kesinlikle kaçının. Gerekiyorsa, sakinleşmek
için kendinize süre verin. Çocuğunuzun ne söylediğine çok dikkat edin.
Eğer çocuğunuz sorunlarından bahsediyorsa, okulda veya arkadaşlarıyla
işlerin nasıl gittiğini siz sorun.
Hassas konularda da
konuşabileceğinizi hissettirin. Gençler, kendileri için önemli konularda
ailelerinden bilgi alabileceklerine inanmak isterler.
Ödüllendirin. Sadece yanlışlar
üzerinde odaklanmayın, iyi yaptığı şeyleri de fark edin ve bunları
belirterek pekişmesini sağlayın. Aileler ödüllendirmekte eleştirmekten
daha cömert olursa çocuklar kendilerini daha iyi hissederler ve kendi
kararlarına güvenerek özgüveni yüksek gençler olurlar. Burada kastedilen
sözel ödüllendirmedir. Yani çocuğunuzun yaptığı davranışı beğeniyorsanız
onu takdir ettiğinizi söyleyin.
Açık mesajlar verin. Alkol veya
madde hakkında konuşuyorsanız çocuğunuza kullanmama mesajını açık
şekilde verdiğinizden emin olun. Böylece çocuğunuz kendisinden
beklenenleri tam olarak bilecektir.
Doğru davranışlarınızla model
olun. Çocuğunuzdan beklediğiniz dürüstlük, ahlaklı olmak gibi
davranışları kendiniz gösterdiğinizden emin olun.
İletişim
İpuçları
Dinleme;
-
Dikkatle dinleyin
-
Sözünü kesmeyin
-
Çocuğunuz konuşurken kendi
söyleyeceğinizi
-
Hazırlamakla meşgul olmayın
-
Çocuğunuzun sözünün
bittiğinden emin olana kadar bekleyin.
Gözleme;
-
Çocuğunuzun yüz ifadesi ve
vücut dilini anlayın.
-
Çocuğunuz sinirli ve rahatsız
mı veya rahat mı görünüyor?
-
Konuşma süresince çocuğunuzun
söylediklerini ona eğilerek, omzunu tutarak ve başınızı sallayarak
ve
göz teması kurarak dinleyin.
-
Çocuğunuzun konuşmalarını
ciddiye alın.
Cevap verin;
-
"Şunu yapmalısın", "senin
yerinde olsam" veya "ben senin yaşındayken" ile başlayan cümleler
yerine
"çok ilgimi çekti" , "anlıyorum ki bu bazen zordur" gibi cümlelerle
başlamak cevap vermek için daha uygundur.
-
Eğer çocuğunuz size duymak
istemediğiniz şeyler söylüyorsa, sakın bunları yadsımayın.
-
Her durum için çocuğunuza
önerilerde bulunmayın. Bunun yerine anlattığı şeylerin ardında ki
duyguları anlamaya çalışın.
-
Çocuğunuzun kastettiği şeyi
anladığınızdan emin olun.
-
Çocuğunuzun içinde bulunduğu
güç durumu sizinle paylaştığı için pişman olmasına neden olmayın.
Her zaman onun yanında olacağınızı hissettirin.
-
ÇOCUK VE GENÇLERE ÖRNEK OLMA
Çocukların her gün karşı karşıya
kaldıkları anne baba tutum, davranış ve ilişki biçimlerinin; onların
eğitiminde çok önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Aile ilişkileri,
çocuklar için, davranış biçimleri ve insan ilişkilerinin öğrenildiği bir
sahne oluşturmaktadır. Madde kullanım konusunda da, benzer mekanizma
işlenmekte olup; çocuklar, anne babanın maddeler konusundaki tutum ve
davranışlarını gözlemlemekte ve benzer şeyleri uygulamaktadır.
Toplumda, anne baba başta olmak
üzere, öğretmenler ve diğer etkili yetişkinlerin madde kullanımı
konusundaki tutum ve davranışları; çocuk ve gençler için çoğu kez kavram
karmaşası yaratmaktadır. Çocuk ve gençler, zararlı etkisi kesin olarak
kanıtlanmış olan sigara ve alkol gibi maddelerin, neden erişkinler
tarafından kullanıldıklarını tam olarak kavrayamamakta; kendilerinin de
bu ve buna benzer maddeleri kullanabileceği düşüncesi oluşmaktadır. Anne
babalar, her ne kadar, çocuk ve gençleri bağımlılık yapan maddeler
konusunda uyarsa da; kendi sergiledikleri davranış modelleri, mantıklı
uyarılarından çok daha etkin olmaktadır.
Bu nedenle, anne babaların,
kendilerinin kullanımı konusundaki tutum ve davranışlarının nasıl
olduğunu irdelemeleri gerekir. Örneğin alkol, sigara, ilaç kullanımı
konularında bu maddeleri kullanma nedenleri, sıklıkları, bu maddelere
gereksinimleri, kullanıp-bırakma , bu alandaki güçlülük ve zayıflıkları
gibi özelliklerin hepsi önem taşımaktadır.
Çocuklar, anne babanın
davranışlarını görerek öğrenir, anne-babanın birbirlerine olan tutum ve
davranışlarını da kendilerine örnek alır, sorunların çözümünde anne
babanın davranışlarını kopya ederler.
NASIL KURTULUNUR?
Çocuğunuzun
Uyuşturucu Madde Kullandığını Nasıl Anlarsınız?
Uyuşturucuların kullanılması
davranış değişikliklerinde ve bünyedeki emarelerde kendini gösterebilir.
Bununla beraber bu işaretler kesin delil sayılmazlar. Uyuşturucunun
kullanılmasında kesin delil olan bünye emaresi enjeksiyonda (bilhassa
eroinde) görülür. Daha çok kol ve bacak damarları boyunca olmak üzere,
bağımlının bütün vücudunda iğne izleri vardır. Bunlar sivrisineğin
soktuğu yerlere benzer ve muhtemelen iltihaplıdır. Tabi iğne ile tedavi
gören hastaların vücudunda da iğne izlerinin bulunduğu unutulmamalıdır.
Kullanılan uyuşturucunun cinsine ve kullanma şekline göre değişen
aletler, zehir in alınışı ve çeşidi hakkında fikir verir. Vücuttaki
emarelerin çokluğu bağımlılık ihtimalinin işareti ise de, uyuşturucu
kullanılmasının kesin delilleri olarak kabul edilmemelidir, fakat uyanık
olunmalı, olaylar dikkatle izlenmeli ve değerlendirilmelidir. Bunlar
mesela, el titremesi, ter boşanması, uykusuzluk, huzursuzluk, sükunet
ile sinirlilik hallerinin birbirini takip etmesi gibi işaretlerdir.
Davranış değişiklikleri de uyuşturucu bağımlılığın işareti sayılır.
Gençlerde rastlanan ve göze çarpan bu ve benzeri haller, ergenlikle
ilgili çok normal sebeplerde olabilir. Örneğin ergenlikte:
Okul başarılarındaki inişler ve yükselişler, Aile münasebetlerinden ayrı
kalma, uzaklaşma, Ruh halinde değişiklikler, İlgi alanlarının sık sık
değişmesi söz konusu olabilmektedir.
Bunlar tehlike
işaretleridir :
-Daha önce bizlerle olmaktan zevk
alan, programlar yapan kızımız veya oğlumuz, bizden uzak durmaya
başlamışsa, ilgi ve istekleri sıklıkla değişiyorsa, maymun iştahlı
olmuşsa, daha önce eğitim konusunda verdiği kararı değiştirmişse,
kararsızlıklar yaşıyorsa...
-Ruhsal yönden içine kapandığını,
aşırı sinirli olduğunu, alınganlaştığını, sonra tekrar normale döndüğünü
fark ediyorsak.
-Başarı oranı tamamen ve her
derste düşmüş ise, arkadaşlarını çok sık değiştiriyorsa, eski
arkadaşlarına sırt çeviriyor ve çevreyle ilişkilerden kaçıyor, işini
yada okulunu bırakmak istiyorsa.
-Hiçbir şeye ilgi duymuyor ve
herkesten uzak kalıyorsa, geleceğe dönük hiçbir adım atmıyorsa.
-Ani ve çabuk duygu değişimleri
varsa, yemek yeme düzeninde bozukluk oluyorsa.
-Yalan söylüyor ve evden ufak
tefek şeyler kayboluyorsa.
-Elbisesinde, yatağında ufak
yanıklar ve yırtıklar oluşmuşsa, farklı yerlere gittiğine dair ipuçları
varsa.
-Tuvalette uzun süre kalıp, oradan
rahatlamış olarak çıkıyorsa.
-Odasında, üstünde pudraya benzer
şeyler varsa bunlar bize bir problemin olduğunu düşündürmelidir. Ama
bütün bunları, tek başına anne yada baba olarak halletmeye kalkışmamak,
mutlaka bir uzmandan yardım almak gerekir.
Aileye Düşen Görevler:
Uyuşturuculardan korunmada en
büyük vazife aileye düşmektedir. Aile toplumun temel çekirdeğidir. En
başta anne ve baba, çocuklara örnek olmalıdır. Çocuklar, her türlü
sıkıntılarını ve problemlerini öncelikle anne ve babalarına
açabilmelidirler. Problemlerin ilk defa aile büyüklerince
değerlendirilmeleri şarttır.
Bu konuda gençlerimizin dikkat edecekleri noktalara gelince;
·
Gerek sevgiyi ve mutluluğu muhakkak ki
kendi yuvalarında aramalıdırlar.
·
Kötü arkadaş guruplarından uzak durmaları
gerekir. Böyle kişiler davranışlarından, hareket ve sözlerinden
anlaşılır.
· Boş
zamanları en iyi şekilde (okumak, kültürel ve diğer faydalı
faaliyetlerde bulunmak gibi meşguliyetlerle) değerlendirmelidirler.
·
Yine gençlik dönemi ; halk arasında
söylendiği şekliyle "delikanlılık" devresidir. Bu yaşlarda kişilik
icabı, gelecek için her an problem oluşturabilecek hareketlere
girilebilir, kararlarda isteksizlik olabilir. Gençler bu hususu daima
göz önünde tutmalı büyüklerin uyarılarını dikkate almalıdırlar.
Son olarak gençlerimizi
uyuşturucunun içine çeken alt kültürden bahsetmek istiyorum. İçki
uyuşturucu, kumar, şans oyunları, sapıklıklar, fuhuş evden kaçma gibi
faaliyetlerin tümünü besleyen, ortaya çıkaran ortama "Uyuşturucu
Kültürü" adını veriyoruz. Zararlı alışkanlıkların temelinde bu vardır ve
bunu önlemek uyuşturucu kültürüyle mücadeleye bağlıdır.
Bu kültürün filizlendiği birahane, pub, diskotek, kahvehane, kumarhane,
meyhane ve benzeri yerlerden uzak durmalıdır.
Bira ve "alkolsüz" denilen bira, alkolizm ve uyuşturucu batağının
başlangıç basamağıdır.
Yine milli manevi değerlerimiz, yüzyıllardan beri nesilden nesile
intikal eden geleneklerimiz uyuşturucu kültürünün panzehiridir. Bu
değerlere sarılmak zorundayız.
Medya'ya düşen
görevler:
En güçlü ve yaygın eğitim kurumu
olduğu halde bu çizgide hiç bir görev üstlenmeyen, hatta büyük bölümü
ile, bilhassa temeldeki konu olan ve her türlü zararlı alışkanlıklara ve
bunların salgın haline gelmesinde en büyük etken kabul edilen uyuşturucu
kültürü çizgisinde büyük bir sorumsuzluk sergileyen medya, mutlaka
disipline edilmeli. Bu güçlü kurum bütün birimleri ile yararlı bir
çizgiye getirilmelidir ve medyanın bu sorumluluklarını ve hayati önem
taşıyan görevlerini kabullenip yerine getirmedikçe diğer hiçbir tedbirin
ülkeyi ve toplumu selamet kıyısına götüremeyeceği kesinlikle
bilinmelidir. Bu ülke, bu toplum ve bu devlet hepimizindir. Bir yerde
hırs ve kazançlara sınır tanımak zorundayız.
KULLANIMLA MÜCADELE
Tedavi
Uyuşturucu madde kullanan kişiler
tedavi olabilir. Özellikle tedavi ilkelerini yerine getiren kişilerde
uyuşturucu maddeyi bırakma oranı çok yüksektir.
Kullanıcılar arasında "bu
hastalığın tedavisi olmadığı" yolunda bir kanı yerleşmiştir. Bu
değiştirilmeye çalışılmalıdır.
Uyuşturucu maddeyi bırakan
kişilerde tekrar madde kullanımına başlamak sık olarak gözlenen bir
durumdur. Kişi uyuşturucu maddeleri bıraktıktan sonra bir daha hiçbir
zaman kullanmamalıdır. Bir kez kullanması onun eski günlerine dönmesine
neden olabilir.
Tedavinin ilkeleri
Bu maddeleri kullanan kişilerin
tedavisi kişiye, kullanılan maddenin cinsine ve kullanım süresine göre
değişiklikler göstermektedir.
Tedavinin başarısı için iki önemli
etken sayılabilir:
-
Bunlardan birincisi kişinin tedavi
olmayı istemesidir. Eğer kişi tedavi olmayı kendisi istemiyor ise,
kimse ona zorla bıraktırmayı başaramaz.
-
Diğeri ise kişinin maddeyi bırakmaya
kendini hazır hissetmesidir. Çünkü, kişi maddeyi bıraktığı zaman
alışkanlıklarını, yaşadığı ortamı değiştirmek zorunda
kalabilecektir. Eğer tüm bunlara hazır değilse, yapabilecek fazla
bir şey yoktur.Uyuşturucu madde kullanan kişide bağımlılık
geliştiyse, tedavi daha güç olacak ve daha uzun sürecektir.
Ayrıca, uyuşturucu kullanımı ile
daha da artan aile içi iletişim bozukluklarının, kopukluklarının
giderilmesi için anne ve babanın da tedaviye katılması gerekir.
UYUŞTURUCUNUN ZARARLARI
Fiziki Etkileri

Beyin ve Merkezi Sinir
sisteminde :
Sigaradan itibaren bütün
uyuşturucuların en büyük zararı ve tahribatı beyin ve merkezi sinir
sistemi üzerindedir.
Bu sebeple beynin mazrufu olan aklı ve iradeyi işlemez hale getirir.
Kişiyi dengeden, normal yaşam ve davranışlardan uzaklaştırırlar.
Beyin ve akıl sağlığının en büyük
düşmanı uyuşturuculardır. Bağımlılarda beliren ilk olgu; akıl ve sinir
hastalıkları ve arızalarıdır. Delilik, erken bunama, şuur kaybı,
uykusuzluk, felçler hezeyan (sayıklama, saçmalama, akıl dışı davranışlar
) halüsinasyon (vehim, hayal görme, işitme vs. ) lar, zeka ve hafıza
kayıpları.En kısa ifade ile: Akıl hastalıkları, zihni ve ruhi karmaşa ve
kaoslar .
Sindirim Sisteminde:
Bulantı, kusma, karın ağrıları,
kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmları, kanama ve yaraları,
gastrit, ülser vs.
Karaciğer ve Böbreklerde:
Bu zehirlerin organizmadan
atılmasında en ağır görev bu organlara düşmekte olup, karaciğer ve
böbreklerde büyük arıza ve tıkanmalara, karaciğerde yetersizlik,
yağlanma ,sertleşme (siroz)...
Böbreklerde büyük tahribat, albümin, kan ve idrar çoğalması, tıkanmalar
,ağır böbrek hastalıkları
Gözlerde:
Işık ve mesafede uyumsuzluk,
şaşılık gece körlüğü, göz bebeği büyümesi, küçülmesi, göz adele felci
bilinen sonuçlar ve tezahürlerdir.
Solunum Sisteminde:
Nefes darlığı, öksürük, boğulma
hissi, bu yolla kalp sıkışmaları, solunum felçleri ve ölümler bilinen
olaylardır.

Kan organlarında:
Kan ,insan hayatının en önemli
organı olup, uyuşturuculardan büyük zararlar görür. Kansızlık ,kan
zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişiklikleri, kanın
korkulu arızası olan pıhtılaşma ve kangrenler başlıca arızalardır.
Solunum Sisteminde:
Nefes darlığı, öksürük,
boğulma hissi, bu yolla kalp sıkışmaları, solunum felçleri ve ölümler
bilinen olaylardır.
Zehirlenme:
Uyuşturucuların başta gelen
olumsuzluğu zehirlenmeler ve bu yolla gelen ölümlerdir. İlk defa olursa
HAD, tekerrür ederse "Müzmin Zehirlenme" adını alır.
Sosyal ve Maddi
Etkileri
Sosyal bir varlık olan insanın
çevresi ile uyum içinde olması, akıl ve zihin sağlığı ile mümkündür.
Bu sebeple akli ve zihni hayatın en büyük düşmanı olan uyuşturucular,
insanın uyum gücünü zaafa ve iflasa götürmekle onu aileden, toplumdan ve
çevresinden kopararak, yalnızlığa, bunalıma ve hemen ardından da
sorumsuz, hipisel (hayvani) bir hayata mahkum eder. Bağımlıyı yaşayan
bir ölü haline getirir. (Hip Kültür)
Bu sebeple, uyuşturucuların, bağımlıya, aile hayatına, doğacak
çocuklara, iş hayatına, aile ve ülke ekonomisine,
ferdi ne toplumsal ahlaka (namus ,iffet, şeref, haysiyet v.s.) verdiği
zararlar ifadelere sığdırılamaz.
İntiharların, cinayetlerin, her türlü fuhşiyat, gasp ve anarşinin
temelinde uyuşturucu vardır.
İç ve dış düşmanların en tahripkar silahı uyuşturucu ve uyuşturucu
salgınlarının itici gücü olan uyuşturucu kültürü (hip kültür) dür.
Cemiyetleri inkıraza götüren her türlü maddi ve manevi tahribatın
temeldeki sebebidir. Bunlar.
Ayrıca AİDS, frengi, verem, kanser, kangren ve benzeri bir çok ölümcül
hastalığın yayılmasında da en büyük fail uyuşturucular ve
bağımlılarıdır. |